09.11.1949
×

Hakkında

Künye

İletişim

1Kasım 1949

— Ankara :

Şehrimizde bulunan Amerikan Senatör Green, Ferguson ve Jenner bu­gün Amerikan Askerî yardım Heyeti bi­nasında bir basın tooplantısı yapmışlardır. Topîantıds Amerika Büyük Elçisi Mr. Wadsworth ve General Mc. Bride de hazır bulunmuşlardır. İlk olarak söz alan Sena-lÖr Ferguson komite adına konuştuğunu soyliyerek, 5 gündür Türkiye'de bulun­duklarını ve bu müddet zarfında bir çok tetkiklerde yaptığım kaydetmiş ve hüsnükabul ve misafirperverlikten müte­hassis olduklarını soyliyerek, bilhassa Cumhurbaşkanı InÖnü'nünden, Başbakan Şemsettin Günalatay'dan ve diğer hükümet erkânından gördükleri iyi muameleyi be­lirtmiş ve Senatör Gren Türkiye'nin siyasî, iktisadî ve askerî sahada istikbal iyin ümitler vadeden bir memleket olduğunu söylemiştir.

—istanbul :

Bir müddettenberi şehrimizde bulunmak­ta olan Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankasına mensup üç üyeden Liman İşle­ri Uzmanı Mr. Holmes bu sabahki ekspres­le şehrimize gelmiştir.

Hopa'dan iskenderun'a kadar limanlara ait tetkiklerini bitiren mütehassıs, yarın uçakla Amerika'ya hareket edecektir.

—Ankara :

Cumhurbaşkanı İsmet İnönü Büyük Millet Meclisinde açış nutkunu söyledikten sonra kendi salonunda, Amerika Büyük Elçisi Ekselans Wadsworth ve iktisadı İşbirliği Temsilcisi Russell Dorr ile beraber olarak açış merasiminde hazır bulunmuş olan Amerikan Senatörlerinden Mr. Sîlender, GreenjFerguson ve Jenner'i kabul buyur­muşlardır.

2 Kasım 1949

—Ankara :

Bilindiği gibi bir müddet Önce hükümet Emeklilik Sandığı için bir Amerikalı ma­liye uzmanı getirtmiş ve uzman tetkik­lerde bulunarak hazırladığı raporu ilgi­lilere tevdi etmişti.

Bu defa Maliye Bakanlığı gördüğü lüzum üzerine bir organizatör getirtmeğe karar vermiş vegerekli hazırlıklarageçmiştir.

—İstanbul :

İstanbul'un seyrüsefer işini tanzim mak­sadı ileTeknik ÜniversiteProfesörleri,

Tramvay ve Tünel İşletme Müdürleri, Şoförler Cemiyeti Başkanı, Turizm Klüple­ri Temsilcileri asabiye mütehassısları Em­niyet Altıncı Şube Müdürü ve belediye reis muavinlerinden teşkil olunan komis­yon bugün saat 15 de Belediyede Vali ve Bel ediye Başkanı Dr. Fahrettin Kerîm Gökay'm. başkanlığında toplanarak çalış­malarına başlamıştır.

Komisyonun bugünkü toplantısında şehir dahilindeki izdiham ve kazaları önlemek, yollarda ıslahat yapmak, şehrin seyrüsefer plânı ile istatistiklerini hazırlamak husus­ları görüşülmüş ve bu mevzuda bir etüd hazırlanmasına karar verilmiştir.

— Ankara :

Cumhuriyetin 26 ncı Yıldönümü münase­betiyle Cumhurbaşkanımız İnönü ile Af­ganistan Krallığı Naibi Altes Şah Mah­mut Raıı, Arjantin Cumhurbaşkanı Ekse­lans Juan Peron, Belçika Krallığı Naibi Altes Prens Charles, Brezilya Birleşik Devletleri Cumhurbaşkanı Ekselans Ge-nearal Gaspar Dutra, Bîngazi Barka Emiri İdris Bin Elmehdi Essunusî Hazretleri Çekoslovakya Cumhurbaşkanı Ekselans M. Klement Gotwald, Çin Cumhuriyeti Millî Hükümeti Başkaanı Ekselans Li Tsung Jen, Danimarka Kralı Majeste Frederik IX, Finlandiya Cumhurbaşkanı Ekselans M. J. K. Passikivi, Fransa Cum-başkanı Ekselans M.' Vîncent Auriol, Hin­distan Genel Valisi, Hollanda Kraliçesi Majeste Juliana. İngiltere Kralı Majeste George Vîjrak Krallığı Naibi Emir Ab­dullah, İran Şehinşahi Âlâ Hazreti Huma-yûh Muhammed Reza Şah Pehlevî, Ispan ya Devleti Başkanı Ekselans General Fransisco Franco Bahomonde, İsveç Kralı Majeste Gustaf V, isviçre Konfederasyonu Başkanı Ekselans Ernest Nobs, İtalya Cumhurbaşkanı Ekselans M. Luigi Einaudi îsrael Devleti Başkanı Ekselans M. Chaim Weizmann, Lübnan Cumhurbaşkanı Ekse­lans M. Bolesîaw Bierut, Pprtekiz Cum­hurbaşkanı Mareşal Carmona, Sovyet Sos­yalist Cumhuriyetleri Birliği Yüksek Şu­rası Başkanı Ekselans M. n Chrernik Ha-şim1 Attasî? Suudî Arabistan Kralı Majes­te Abdülazîz Hazretleri,HaşimîÜrdün

kralı Majeste Birinci Abdullah, Yugos­lavya Fedaratif Halkçı Cumhuriyeti Mü-let Meclisi Şurası Başkanı Ekselans M. Dr. İvan Eibar ve Yunanistan Kralı Ma­jeste Birinci Paul arasında tebrik ve te­şekkürtelgraflarıteatiedilmiştir.

—İstanbul :

Tanzimatm 110 ncu yıldönümü münasebe­tiyle bugün saat 16 da Üsküdar Halkevi tarafından Yüksek Ekonomi ve Ticaret Okulu konfrans salonunda bir anma törem tertip edilmiştir.

Törenden önce, Tanzimatm mühim simala­rından, Mustafa Reşit Paşa'nm Beyazıt'ta­ki Ali Paşanın Süleymaniye'deki, Fuat Paşanın Sultanahmetteki kabirlerine ee-ienkler konulmuştur.

Yüksek Ekonomi ve Ticaret Okulundaki tören Üsküdar Halkevi Başkanı Avukat Reşat Kaynar tarafından açılmıştır. Kala­balık bir dinleyici ve gençlik kütlesinin hazır bulunduğu toplantıda, Mustafa Reşit Ali ve Fuat Paşaların hatıralarını anmak üzere.beş dakikalık ihtiram sükûtunu mü­teakip İsmail Habib Sevük kürsüye gele­rek Tanzimatm mahiyeti ve kanunlaştırma hareketi hakkında alâka ile dinlenen bîr konuşma yapmıştır.

4 Kasım 1949

—Eskişehir :

Başbakan Şemsettin Günaaltay, bu akşam 21.20 de Eskişehirken geçerken istasyonda kalabalık bir halk kütlesi tarafından kar­şılanmış ve kendilerine nemşerilerinin lü­tuf iarmdan dolayı teşekkür ederek ilk fır­satta Eskişehir'i ziyaret edeceklerini bildir -mis ve Eskişehirlilere her zaman olduğu gibi memleketin sarılmış bulunduğu dış tehlikeler karşısında daima müttehit ve uyanık, olmalarını tavsiye etmiş ve bunun için de en iyi yolun birbirlerini sevmek birbirlerine mütekabil hürmet etmek ve birbirlerine inanmak olduğunu anlatnuş-ve hükümet idaresinin başında bulunan bizler ancak sizden alacağımız kuvvet ve güvenle bu mücadelede muvaffak olacağız demişlerdir.

Başbakan bu sözlerinin ancak memleket endişesinin kendisine verdiği telkinden mütevellit bir hakikat olduğunu anlatarak memleket işlerini en açık bir suretle kendi aramızda münakaşa ederken mukaddera-lım:z:n ancak birlikte olduğunu hatırda iutmak fikrîni teyit ederek Eskişehirlilere saadet ve refah temennisinde bulunrnuş-lardir.

Barbakana Denizli ve izmir'de Sümer-bsnk'ın iki fabrikasının temel atma töre­ninde bulunmak üzere İşletmeler Ba&am Münir Birsel ve Sümerbank Umum Mü­dürü ile teknisiyenleri refakat etmekte ve ayni trende Ege Milletvekillerinden Atıf İnan, Behçet Uz, Mazhar Germen, Sait Otkay, Sedat Dikmen, Ekrem Uras. Hulusi Oral, Abidin Ege, Lâtife Seyrekbaşı Cemil Çalgüner, Hilmi Oztarhan, Kâmil Coşkunoğiu. Mitat Aydın, Reşat Aydınlı ve Giresun Milletvekili İsmail Sabuncu bulunmaktadır.

Baaşbakanı vilâyet hududunda Vali Ahmet Kınık. Emniyet Müdürü ve Jandarma Komutam karşılamışlardır. Başbakan yarın sabah saat 10 da Denizli.de bulunacaklar­dır.

6Kasım 1949

— İstanbul :

Fredrick Chopm/in Ölümünün 100 ncü yıl­dönümü münasebetiyle Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilâtı adına bugün saat 18.30 da Eminönü Halkevinde bir toolantı tertip edilmiştir.

Vali ve Belediye. Başkanı Dr. Fahrettin Kerim Gökay ile Üniversite Profesörleri ve kalabalık bir halk kitlesinin hazır bu­lunduğu toplantı Nadir Nadi'nin Fredrick Chopin hakkında bir konuşması ile açılmış ve müteakiben Cemal Reşit Rey Ömer Refik Yaltkaya ve Ferdi Statzer tarafından, Chopin'in seçilmiş eserlerinden mürekkep bir konser verilmiştir.

7Kasım 1949

-- Ankara :

Bugün Ulaştırma Bakanlığında hükümet adına Ulaştırma Bakanı Dr. Kemal Satır ile Cenup Demiryolları İşletme Türk Ano­nim Oraklığmın İdare Kurulu Üyelerinden Ch. Chenut arasında Türkiye-Suriye sını­rın- kavuşturan Çobaney-Nuseybin ana hattıileDerbesiye-Mardinşubesinden

müteşekkil şebekenin devir ve tesellümü sonucu olarak hazırlanan ve her türlü hukukî münasebetlerle hesapların hal ve ve tasfiyesine dair sözleşme ve eki protokol imza ve îeati kılınmıştır.

— Ankara :

Büyük Millet Meclisi 8 nci Devre 4 ncü toplantı yılının, ikinci içtimaını bugün sa­at 15 de Bingöl Milletvekili Feridun Fikri Düşünsel'in başkanlığında yapmıştır.

Yoklama yapıldıktan sonra gündem rau-cibince evvela, Avrupa Birliği Konseyine hükümetimizi temsil etmek üzere katılan Dışişleri Bakanı Necmettin Sadak'a bun­dan evvelki seyahatinden dönüşüne kadar Devlet Bakanı Cemil Sait Barlas'm ve ha­len yapmakta bulunduğu seyahatte de, Milli Eğitim Bkanı Tahsin Banguoğlu'nun vekillik edeceğine dair Cumhurbaşkanlığı tezkereleri okunmuş ve bunları Zonguldak Milletvekili Şinasi Devrim'iıı Milletvekil­liğinden, çekildiğini bildiren istifanamesi ile Samsan Milletvekili Cemil Bilsel'in, Kırklareli Milletvekili Nafi Atuf Kansu'-nun ve Erzurum Milletvekili Raif Dinçer'--in öldüklerine dair Başbakanlık t^zkere-leri takip etmiş ve Başkanın teklifi :le merhum Miletvekillerinin hatıralarını ta­ziz için birer dakikalık saygı duruşları yapılmıştır. Daha sonra Bursa Milletve-küiğine seçilen Muhlis Erkmen, istanbul Miietvekilliğine seçilen Ekrem Amaç, Kars Miletvekilüğine seçilen Fevzi Akta^ ve Tokat Miietvekilliğine seçilen Mustafa özden'in seçim tutanakları tasdik olun­muştur.

İstanbul Milletvekili Kemal Silivrili, İs­tanbul Milletvekilliğine seçilen Atıf Odü-l'ün bugüne kadar bir gün bile askerlik >apmadığmı, ileri sürerek seçim tutana­ğına itiraz etmiş ve bu bakımdan milletve­kili olamıyacağını söylemiştir. Silivrili bu konuda Başkanlığa bir önerge vererek tu­tanağın komisyona iade edilmesini teklif-etmiştir. Başkanlık Atıf ödül'e ait seçim tutanağının komisyona iade edileceğini bildirmiştir.

Müteakiben komisyon seçimleri yapılmış ve saat 16.30 da oturuma son verilmiştir.

Meclis Cuma günü saat 15 de toplanacaktir.

—Ankara :

7 Kasım İhtilâlinin 32 nci yıldönümü münasebetiyle bu gece saat 20.30 da Sovyet Büyük Elçisi ve Bayan Lavrichev Büyük Eltilikte bir kabul resmî yapmışlardır. Bu kabulde Millî Eğitim Bakanı ve Dış­işleri Bakan Vekiliy Tahsin Banguoğlu, Dışişleri ve diğer bakanlıklar erkânı ile kordiplomatik hazır bulunmuştur.

—Ankara :

Üçüncü Belediyeciler Derneği Kongresinin sen oturumu bugün saat 10 da Büyük Mil­let Meclisi Başkan Vekillerinden Feridun Fikri Düşünsel'in Başkanlığında Dil ve Tarih Fakültesi Konfrans Salonunda açılmış ve komisyon raporları okunmuş­tur.

—Ankara :

Raporların okunma işi bittikten sonra yeni idare heyeti seçilmiş, gizli oyla yapılan se­çim sonunda Hulki Alisbah, Orhan Aksaç, Ekrem Amaç, Sami Alaçam, Süheyb Der-bil, Muzaffer Akalın, Hasan Refik Ertuğ idare heyeti üyeliklerine, Ankara Belediye Başkanı Dr. Ragıp Tüzün ve Şemsi Parlar denetçiliklere seçilmişlerdir. Üçüncü Belediyeciler Derneği Kongresi, Kongre Baaşkanı ve Büyük Millet Meclisi Sagkan Vekillerinden Feridun Fikri Dü-üşnsel'in belediyeciliğin ehemmiyetini be­lirten ve Cumhuriyet devrinde bu sahada büyük bir ilerleme olduğunu bilhassa te­barüz ettiren kapanış nutkiyle sona ermiş­tir.

8 Kasım 1949

— Ankara :

Başbakan Şemsettin Günaltay;ın İzmir Yüksek Ekonomi ve Ticaret Okulunda Ege gençliğine hitabesi Eğenin ateşin gençleri, Gençlerimize bir müddet tedris vazifesi gördüğüm İzmir'de o zamanki hatıralarımı uyandırdığınız için hepinize teşekkürler ederim, (sağol sesleri) Ege gençliğinin ru­hunu zannediyorum ki çok yakından tetkik etmiş eski bir hocayım. Karekterini, seci­yesini, azimkârlığmi ve bilhassa kafası kani olmadıkça İnkıyat etmemek vasfın, çok iyi tanıdığım Ege gençliğiyle geçirmiş olduğum hocalık ve talebelik hayatı bende hâlâ unutmadığım tatlı hatıralar bırakmış­tır. O zamanlarda da Ege gençlerini kendilerine söylenilen sözleri kesin delillerle kafalarına yerleşirmedîkçe ikna etmek imkânı yoktu. Bu hususiyetler bende Ege halkının hakikatleri bulmak ve hakikat­lere erişmek için fıtrî bir kabiliyet sahibi olduğu kanaatini uyandırdı. Ege gençliğini istediğiniz gibi bir sürü halinde bir yere sevkedemezsiniz. Onun kafası evvelâ ina­nacaktır. Onda inanç bırakacaksınız. O, delilleri kafasında münakaşa eder ve ka­rarını ondan sonra verir. Ege'de yetişen gençlerdeki bu müstesna vasıf onların her istikamette alacakları vazifelerde çok önemli bir mesnet teşkil etmekedir.

Aziz gençler,

Bizim sizden beklediğimiz Atatürk'ün açtı­ğı yolun, yarattığı inkilâbm icaabı olarak bilhassa nefislerinize ve kendilerinize tam manasiyle inancınız olmasıdır. Şarkta il-min,tekniğin kâfi derecede inkişaf etme­mesi, ötedenberi takip ettiğimiz sistemleı-de gençleri söylenenleri muhakemesizet; kabul eder. onlara inanır, kendisinde ya­ratıcılık kabiliyeti görmez ve ancak ken­disine söylenilenleri yapar ve her inkişafı yabancı memleketlerden insanlar olarak yetiştirmem iz den d ir. Atatürk inkılabının memlekette yarattığı en. büyük mazhariyet bize kendi kendimize inancı vermiş olması, başka milletlerin yapabileceği her şeyi Türk milletinin de yapabileceğine kanaat getirmiş ve ferdin kuvvetine iman etmiş olmamızdır. Bu sayededir ki bir çok hu­suslardakabiliyetsizsayılanTürklerişe

elkoyar koymaz kabiliyetlerini gösterdiler Alelade bir şimendiferi İdare etmeğe Türk­lerin kabiliyeti yoktur diye iddia edildiği zamanı biz yaşadık. Halbuki bugün değil şimendiferleri idare etmek, onların geçtiği yolları, köprüleri ve tünelleri yapmağa da Türk gençliğinin zekâsı yetip artmaktadır. Bu, kendimize inancımızın neticesidir. Büyük başarılar kendimize inanmakla olur.

Sizler, memlekette yükselmesini çok arzu ettiğimiz iktisadî hayatın gelişmesinde rol almağa namzet insanlarsınız. Her şeyden evvel kendi kendinize güvenmelisiniz. Kendi zekâ ye kabiliyetinizi işletmek hu­susunda hiçbir şeyi ihmal etmemelisiniz ve sebat göstermelisiniz. Şarklı ile Garplı arasında başlıca fark sebat meselesidir,. Şarklılar çok zeki insanlardır. Şurada bir şimşek görseler bir elektrik meselesi karşı­sında kaldıklarını derhal kavrarlar, anlar­lar. Fakat bu bir seziştir. Bu: o kadarla ge­çer ve üzerinde durmayız. Garplı ise bizim gibi derhal kavnyamaz. Fakat kavradık­tan sonra da durmaz, onun üzerinde yıllar­ca uğraşır,senelerce didişir ve neticeye vasıl olur. Onlarda bu kadar bilgili ve bu­lucu insanların yetişmesi ve bizde ise gö­rülmemesi bundandır. Biz. her şey üzerin­de sebatla durmayız. Halbuki muvaffaki­yetin srrrı sebattır. Eğer zekâlarımızı sebat vasfı ile de tekviye eder ve zekâlarımızın inkişafı nispetinde sebat vasıflarımızı da kuvvetlendirirsek büyük başarılar göste­ririz. Bli benim uzun tecrübeler neticesi vasıl olduğum kanaattir. Kitaptan lâbratu-var faaliyetine geçtiğimiz gün ve o hayatı o tarz çalışmayı ve yalnız kitap okumayı o yola da tevcih ettiğimiz gün büyük ba­sanlar göstereceğimize şüphe yoktur. Ze­kâmız daha çok işler başarmağa müsaittir -Memleketinticaretini yükseltmek husu­sunda yarın alacağınız vazifelerde bu va­sıflar sizlere çok lâzım olacaktır. Evvelâ nef-slerinîzeitimatedeceksiniz. Ondan sonra bilgilerinizin rehberliğiletutğunuz İşi bütünmüşkilîerinerağmensebatla halledeceksiniz.Bunu meslekedinir ve metod olarak ele alırsanız hio, şüphesiz mu­vaffak olursunuz. Muvaffak olmak için ta­lebelik hayatında size lâzım olan bilgileri deesaslısurettekavramanızlâzımdır. Bilgisiz sebat bir fayda vermez. Lâzimge-len bilgileri alınız. Ve daimi surette hangi meseleyi tuttunuzsa onu mütemadiyen ta­kip etmek yolunu da tutun. Muvaffak ol­mazsanız bana lanet edin,

9 Kasım 1949

—Zonguldak :

Zonguldak'ta kömürün bulunuşunun 121 nei yıldönümü dün saat 17.15 te Merkez Haîkevinde Ereğli Kömür İşletmeleri Kczlu bölgesi Baş Madencisi Ali Galip Özkan'ın Uzun Mehmet ve kömüre dair bir konuşmasiyle kutlanmıştır. Bu vesile­yle işletmenin muhtelif bölgelerinde tören yapılmış ve filimler gösterilmiştir.

—Ankara :

Merkezi Zonguldak'ta bulunan (Türk Bü­yüklerini Anma, Yaşatma Derneği) tara-

fından, Uzun Mehmet'in Türkiye'de ta$ kömürünü ilk olarak buluşunun 120 nci yıldönümü, Zonguldak'ta olduğu gibi An­kara'da da «Uzun Mehmet Kömür Bay­ramı» olarak kutlanmıştır. Ankara. Halkevi Salonunda tertiplenen tö­rende tanınmış ilim ve fikir adamlarımız­la münavver bir gençlik kitlesi ve KÖmü:-Havzası mensupları hazır bulunmuşlardır. Gece Gar . Gazinosunun üst salonunda bir (Kömür Gecesi) tertiplenmiştir. İçişleri Bakanı Emin Erişİrgil, Büyük MÜlet Mec­lisi Başkan Vekilleri Feridun Fikrî Düşün­sel . Cevdet Kerim İncedayı ve Zonguldak Milletvekilleriyle bazı Milletvekilleri, da-velliler arasında bulunmakta îdi.

—Ankara :

Atatürk'ün cîüm yıldönümü dolayısiyle 10 Kasım günü Ankara'da Millî Kütüpha­nede bir kitap sergisi açılacaktır. Bu ser­gide Atatürk.ün hayatına ait olarak neş­redilmiş Türkçe ve yabancı dillerde mev­cut bütün kitaplar teşhir edilecektir,

—İstanbul:

Bosin-Yayın ve Turizm Genel Müdürlüğü feşkilât kanununa göre, Türkiye Radyo­larında yapılacak yayınların esasları ve programları hakkında görüşlerini bildir­mek üzere toplantıya çağırılmış olan Radyo Yayınları Danışma Kurulu, bugün ilk toplantısını saat 14 te İstanbul Radyo­sunda yapmıştır.

10 Kasxm 1949

—Ankara :

Atatürk'ün 11 nci ölürn yılında, Türkiye­'nin her tarafında olduğu gibi Ankara da bu acıyı bütün tazeliği üs bir defa daha yasamaktadır. Bu millî yas günü münase­betiyle şehrimizde bütün bayraklar yanya indirilmiş bulunmaktadır. Atatürk Anıt­larının etrafını yüzlerce çelenk çevrele­mekte ve meş'aleler yanmaktadır. Hafif bir yağmur bugüne ayrı bir hususiyet vermektedir.

Atatürk'ün hayata veda ettiği saatte, doku­zu beş geçe başlarında Cumhurbaşkanı inönü olduğu halde bütün Türk milleti kurtarıcısının aziz hatırasını' tazim ile anmakta idi. Bu dakikada bütün nakil va­sıtaları durdu ve fabrikalar düdükleriyle bu ihtiram durusuna iştirak etti.

Enstitüsünün onun hatırası için bir müze meydana getireceğini ümit ettiğini, bu­nun için gerekli hazırlıklar yapıldığım közlerine ilâve etmiştir. Millî Kütüphanede yapılan Atatürk Köşesi Atatürk'ün Eski Türkçe ile basılmış asker­liğe ait iki telif ve iki tercüme eseri, el yazısı ile aldığı notları, birçok büyük eb'adda fotoğraflarım, ölüm münasebetiy­le çıkan gazeteleri ve mecmuaları, Atatürk hakkında Türkçe ve yabancı dillerde ya­zılmış 300 kadar eseri ihtiva etmektedir.

İzmir :

Büyük Kurtarıcı Kahraman Atatürk'ün ölümünün 11 nci yıldönümü münasebetiyle bugün, bütün yurtta olduğu gibi İzmir ve Karşıyaka Halkevlerinde, Yüksek Ekono­mi ve Ticaret Okulunda ve bütün mek­teplerdeanmatörenleriyapılmıştır.

Izm'ir Halkevinde saai 9 da kürsüye gelen Halkevi Başkam kısa ve veciz bir konuş­ma yaparak Atatürk'ün Türk Milletine yaptığı hizmetleri ve Türk Milletinin Ata­türk'e karşı duyduğu minnettarlık hislerini belirtmiştir. Tam saat 9 u beş geçe Ata­türk'ün ebediyete intikâl ettiği anda beş dakika ihtiram vakfesine geçilmiş ve bu sırada şehirde bulunan bütün fabrikalarla limandaki gemiler düdük sesleriyle bütün balkı ihtiram sükûtuna davet etmiş, ve İzmir'üler en küçüğünden en büyüğüne kadar huşu içinde Atatürk'ün manevî hu­zurunda eğilmişlerdir. İhtiram vakfesi sı-rasmda bütün resmî ve hususî dairelerle limanda bulunan bütün Türk ve yabancı gemiler bayraklarını yarıya indirmişlerdir. Saygı duruşundan sonra Avukat Necdet Öklem Atatürk hakkında yaptığı konuş­masında Ebedî Şefin Türk Milletine hiz­metlerini' ve kahramanlıklarım ve Türk Milletinin de Büyük Kurtarıcıya karşı duymakta olduğu derin bağlılık, sevgi ve minnettarlık hislerini ifade etmiştir. Bunu Takiben İzmir Yüksek Ekonomi ve Ticaret Okulu öğrencilerinden Demir Parmak -sizoğlu Cumhurbaşkanı inönü'nün Atatürk hakkındaki beyannamesini okumuştur. Müteakiben önde Şehir Bandosu ve çe-lenkler olduğu halde Halkevinden yürü­yüşe geçen topluluk tramvay yolunu ve Birinci Kordonu takiben Cumhuriyet Meydanına gelmiş, orada resmî ve hususî

daireler ve müesseseler adına hazırlanan çelenkler Atatürk Heykeline törenle ko-rsulmuş ve bîr dakika ihtiram sükûtu ya­pıldıktan sonra merasime nihayet veril­miştir.

Karşıyaka Halkevinde de aynı şekilde me­rasim yapıldıktan sonra Atatürk'ün anne­sinin mezarına gidilerek çelenkler ko­nulmuş ve bu Büyük Türk Kadınının ha­tırası taziz edilmiştir.

— İstanbul:

Atatürk'ün ebediyete intikâlinin 11 nci yıldönümü münasebetiyle Millî Türk Tale­be Birliği tarafından bugün saat 16 da Eminönü Halkevinde bir toplantı tertip edilmiştir

Vali ve Belediye Başkanı Dr. Fahrettin Keriiri Gökay ile C.H.P. İl Başkanı Dr, Esat Durusoy, istanbul Merkez Komutanı, öğretmenler ve kalabalık bir genç dinleyici kütlesinin hazır bulunduğu bu toplantıyı Millî Türk Talebe Birliği Başkanı Suphi Baykan'ın hazır bulunanların, Türk Mil­letinin, Türk Gençliğinin hafızasında dai­ma yaşayacak olan Atatürk için Vıç dakika ihtiram duruşuna daveti ile başlamıştır, Büyük Atanm manevî huzurunda, bu *a-"ini ^uruşu esnasında bir üniversiteli ta­rafından Atatürk'ün Gençliğe hitabesi okunmuş ve Suphi Baykan konuşmasını şöyle bitirmiştir :

«Huşu içinde seni anarken inkilabını ve ölmez eserlerini hatırlıyoruz. Türk genç­liğine kuvvet, tükenmez enerji kaynağı olarak kalacaksın, aziz ruhun şad olsun Atam.»

Atatürk'ün ölümü münasebetiyle İnö­nü'nün gençliğe gönderdiği mesajın okun­masını müteakip söz alan İstanbul Vali ve Belediye Başkanı Fahrettin Kerim Gökay, heycanh bir hitabe ile ezcümle şunları söylemiştir :

«11 yıl evvel Büyük Atanın ruhu Türk Milletinin sembolü olarak semaya yükseldi. 10 Kasım sabahı saat 9 u beş geçe hayata gözlerini kapadı.

İnsan şahsiyetinin şuuraltı ve şuur denilen hüviyetinden' başka bir de üstün şuur ta­rafı vardır. Üstün şuurlu Atatürk 11 yıl evvel öldüğü zaman, dostu, düşmanı ağ­latan yegâne insan oduğuns bütün Dünya şahit oldu. Atatürk vekaıiı ve iradeli kud­retini bütün Dünyaya ispat etmiştir.

Bugünkü içli ve canlı toplantıda İstanbul hemşerileri adına Büyük Atanın huzurun­da tazimle ve hürmetle eğiliyorum. »

Daha sonra Miilî Türk Talebe Birliğin­den Emel Gökberk gençliğin tahassüslerini ifade ederek şunları söylemiştir : «Büyük Ata, seni manevî benliğimizde çiçeklerle süslenmiş yatar buluyoruz. Yine senden kuvvet almağa geldik, sana bin­lerce rahmet olsun.»

SÖz alan Şair Yaşar Nabi Kayır Ata­türk'ün büyük zaferler elde etmiş dahi bir asker olmakla kalmadığını muazzam inkılapları başardığını belirtmiş, ve bu hususta şunları söylemiştir :.

"Atatürk bizim için büyük bir davanın sembolüdür. Bu da Atatürk inkılâbıdır. Gençlik Atatürk davasına son derece hu­dutsuz bir sevgi ile bağlıdır.» Muhtelif hatiplerin demeçlerinden sonra sırası ile Millî Türk Talebe Birliğinden Erdoğan Meto. Şair Behçet Kemal Çağlar coşkun ve heycanlı ifadelerle Ata'ya ithaf edilen şiirlerini okumuşlardır. Kalabalık dinle­yici kütlesini heycana sevkeden bu şiirler­den sonra toplantı huşu içinde sona ermiş­tir.

12 Kasım 1949

— Ankara :

Başbakan Şemsettin Günaltay, beraberinde İşîetmeîeı Bakam Münir Birsel olduğu halde bugün saat 10.10 da hususî trenle­riyle Ankara'ya gelmişlerdir. Başbakan Garda Büyük Millet Meclisi Başkan:, Başkanvekilleri, Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı. Bakanlar, Genel­kurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları, Milletvekilleri CHP. Genel Başkanvekili. C.H.P. Genel Sekreteri.Milli Savunma ve Genelkurmay ileri gelenleri, Emniyet Genel Müdürü, Garnizon ve Merkez Komutanları. Emniyet Müdürü tarafından karşılanmışlardır. Cumhurbaşkanlığı umumî Kâtibi Cemâl Yeşil ile Başyaver Yarbay Cevdet Tolgay Başbakan Şemsettin Günaltay'a Cum­hurbaşkanlığı adına hoş geldiniz demiş­lerdir.

14 Kasım 1949

— Ankara :

Türkiye Birinci Zeytincilik Kongresi bu­gün saat 14 de Ekonomi ve Ticaret Ba­kanlığı Konfrans Salonunda açılmış, bu münasebetle Tarım Bakanı Cavit Oral şu hitabede bulunmuştur :

Muhterem arkadaşlarım, Zeytincilik Kongresini açıyorum, hepinizi saygılarımla selamlarım. Taktir edersiniz ki. Türkiye zeytincilik bakımından geniş ve verimli imkânlariyle Dünya zeytinciliği içinde yeri ve hususiyeti olan bir memle­kettir. Fakat ne çare ki uzun harp devrele­ri içinde, yangın ve muhaceret felâketleri­ne uğraması yüzünden memleketimiz zey­tinciliği mühmel ve bakımsız bir durumda kalmıştır. Ancak bütün bu tahrip hadise­lerine ve bakımsızlığa rağmen zeytinlik mıntıkalarımızın varlığını devam ettirebil­mesi topraklarımızın zeytinciliğe ne kadar müsait olduğunu açıkça göstermektedir. Bu itibarla memleketimiz için gerek gıda bakımından ve gerekse bir döviz kaynağı olarak zeytinciliğimizin inkişafını sağlamak zeytinlik sahalarını genişletmek -ve böy­lelikle bu mahsulün ekonomik . gelir ve değerini arttırmak tarım politikamızın ehemmiyetle ve ciddiyetle üzerinde dur­duğu mevzulardan birisidir. İşte zeytinciliğimize daha iyi, ve emniyetli bir istikamet vermek ve daha verimli ça-iışmayı ternîn etmek maksadiyle siz değerli arkadaşlarımın iikir.bilgi,tecrübe ve ka­naatlerinizden faydalanmak içindir ki bu kongreyi hazırlamış bulunmaktayım. Arkadaşlarım,

Yurdumuzda Marmara, Akdeniz, Ege sa-hilleriyle Güney Doğu ve kısmen Kara­deniz sahilleri ortalama 400 metre yüksek­liğe kadar tamamiyle zeytinciliğe elverişli bülgelerinüzdir. Elimizdeki istatistiklere göre tahminen 300 bin Hektarlık saha­yı kaplayan 30 Milyon mahsul veren ve 50 Milyon da yabani zeytin ağaçlarımız vardır.

Fakat buna rağmen bugünkü Türkiye zeytin varlığı ile Dünya zeytincilik mem­leketleri arasında ancak altıncı derecede yer alabilmiştir. Çünkü İspanya'nın 320.000 italya'nın 170.000. Yunanistan'ın 150.000. Şimali Afrika Birliklerinin 95.000. Porte

Idz'in 70.000 ton zeytinyağı istihsal etmele­rine karşılık Türkiye'nin yılık vasatisi zeytin oîar.ık 230-240 bin ton ve zeytinyağı olarak da 40-50 bin tondur ve on yıllık yağ ihracat vasatisi de 49 milyon lira kar­şılığında (7) bin ton1; geçmemektedir. Halbuki toprak formasyonunun imkânîdrı nispetinde • zeytinciliğimizi geliştirmek, ^ahasırı genişletmek e 1; ugüıkünden çok daha fazla bir istihsal elde etmek pekâlâ mümkündür.

— Ankara :

Millî Kütüphanede açılan Atatürk Kitap Sergisi dan 400 ü mütecaviz münevver vatandaştarafından ziyaretedilmiştir.

Millî Kütüphane İdaresi Serginin gördüğü rağbeti nazarı dikkate alarak sergiyi bir iki gün daha açık tutmağa karar vermiştir. Sergi sabahları saat 9 da açılmakta ve ak­şamları saat 19 da kapanmaktadır.

İ 6 Kasım 1949

Büyük Millet Meclisi bugün saat 15 de Başknvekillerinden Feridun Fikri Düşün­selin başkanlığımda toplanmıştır.

Gündemin birinci maddesi olan Bolu Mil­letvekili Lütfi Gören'in Hayvanlar Vergisi Kanununun 3343 Sayılı Kanunla değişti­rilen İkinci Maddesinin (C) fıkrasının de­ğiştirilmesi hakkmdaaki kanun teklifinin geri verilmesine dair olan Önergesi okun­muş ve kabul edilmiştir.

Denizli Milletvekili Reşat Aydınlı'nın Başbakan Yardımcısı ve Millî Eğitim kanının gezilerinde yaptıkları toplantılar hakkında Başbakanlıktan sözlü sorusuna Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Nihat Erim şu cevabı vermiştir: Bu soruya cevap vermeğe Başbakan beni memur etti cevabı arzediyorum. Başbakan. Yardımcısı ve Millî Eğitim Bakanı Temmuz ayı içindeki yurt gezisini resmi vazifeli olarak yapmışlardır. Bir Ba­kanın her yerde zamanının muayyen bir kısmını mensup olduğu partililerle görüş­meğe hasretmesi her demokrat memle­ketlerde olduğu gibi bizde de siyasi hayatın tabii bir icabıdır. Siyasi parti de­mek muayyen bir programın tahakkukuna çalışan bir teşekkül demektir. Bakanlar mensup oldukları partinin programı dahilinde memlekete hizmet etmekle mükel­leftirler.

Siyasi bir şahsiyet oliriası zaruri bulunan bîr bakanın harekâtını, bağlı bulunduğu siyasi programın kaderinden ayırmağa hiç bir suretle imkân yoktur. Ve olmaması demokratik rejimin faydasınadır. Bakan­ların memleket içinde ve dışında seyahat­leri için gerekli imkânları Cumhuriyet ka­nunları sağlamıştır. Bu kanunlar dışında hiç bir muamele ve hareket ceryan etme­miştir. Başbakan Yardımcısı ve Millî Eği­tim! Bakanı bu seyahatlarmda muhtelif şehir ve kasabalarda lüzumlu buldukları her türlü temasları yapmışlardır. Millî Eğitim Bakanı kendi teşkilâtım teftiş etmiş ve öğretmenleri tophyarak mesleki konuşmalar yapmıştır. Başbakan yardım­cısı ise memleketin geniş bir bölgesinde hem Devletin çeşitli şubelerindeki vazifeli­lerle görüşmüş onlara memleketin Devlet işleri hakkındaki düşüncelerini doğrudan doğruya aksettirmiş, hem de C.H. Partili vatandaşları hükümet beyannamesinin ru­hu dahilinde bir partili olarak değil, vazi­feli bir bakan- olarak tenvir ve teskin et­miştir.

Bundan dolayı bu toplantılarda valiler bulundurulmuştur. Vali her bakanın mü­messili olduğu için hükümetin görşünü ifade eden Başbakan Yardımcısının ko­nuşmalarında hazır bulunması bilhassa uygun görülmüştür. Parti toplantılarının hiç birinde ne bir komutan, ne de başka bir asker buîundurulmamıştır. Bunun aksini iddia eden iddialar tamamen ya­landır.

Başbakan yardımcısından sonra kürsüye gelen Denizli Milletvekili Reşat Aydınlı, verdiği izahattan dolayı Nihat Erim'e te­şekkür etmiş ve bu mesele hakkında ba­sında görmüş olduğu haberler doîayı-siyle bu soruyu sorduğunu söylemiş ve yapılmış olan toplantılarda komutan­ların ve askerî şahısların hakikaten bulu­nup bulunmadıklarını anlamak istediğini belirtmiştir. Hatip sözlerine devamla başbakan yar­dımcısının bu seyyahatlerde gizli toplan­tılar yapılmadığım söylemesinden dolayı memnun olduğunu ifade etmiş ve Millî Eğitim Bakanının da seyyahatine temasla tatil mevsiminde bakanın bu seyahati niçin ihtiyar ettiğini kendi kendine sor­duğunu, yine Nihat Erim'in açıklamasın­dan Millî Eğitim Bakanının bu seyya-hatta yalnız öğretmenlerle konuştuğunu öğrendiğinisöylemiştir. Reşat Aydınlı sözlerine devamla Millî Eğitim Bakanının af ve müsahamasma güvenerek bir Şeyler arzetmek istediğini bunun da okullarda yeni bir müfredat programı yapıldığı halde bu programa göre kitap bulunmadığını bakanın bu işlerle de meşgul olması lâzım geldiğini iîeri sürmüştür.

Hatip mevzuubahis seyyaha ti erde ya­pılmış olan içtimalarda komutanların ve askerî şahısların bulunmamasından duy­muş olduğu memnuniyeti belirterek söz­lerine son vermiştir.

Bundan sonra Gümüşhane Milletveki­li Ahmet Kemal Varmca'nm İspir ve Bayburt ilçeleri köylerinde kuraklığa uğ­rayan halkın durumu hakkında başba­kanlıktan sözlü sorusuna geçilmiş. Tarım Bakanı Cavit Oral bu soruya 25 Kasım Cuma şünkü oturumda cevap vereceğini söylemiştir.

Diyarbakır Milletvekili İhsan Hâmit Tiğ-rel'in, bankaların mevduatı arttırmak için baş vurdukları piyango usulü hakkında Maliye Bakanlığından sözlü sorusuna Maliye Bakanı İsmail Rüştü Aksal 4 Ara­lık Cuma günkü oturumda cevap verece;-.ğini bildirmiştir.

Konya Milletvekili Muhsin Âdil Binal'in ilkokul öğretmenlerinin kadro ve terfi durumları hakkında Millî Eğitim Bakan­lığından sözlü sorusuna cevap veren Mil­lî Eğitim Bakanı Tahsin Banguoğlu şim­diye kadar hemen bütün ilkokul öğret­menlerinin kanu dairesinde terfi ettikle­rini yalnız 90 Öğretmenin kadro yokluğu yüzünden terfi etmediğini, bakanlığın da bu iş için meclise bir tasarı verdiğini açıklamıştır.

İstanbul Milletvekili Ahmet Kemal Siliv-rili'nin İstanbul Milletvekilliğine seçilen Atıf Odül'ün askerlik durumuna dair Millî Savunma Bakanlığından sözlü so­rusuna Millî Savunma Bakanı Hüsnü Ça­kı^ Kasım Çarşamba günkü oturumda cevap vereceğini söylemiştir. Mardin Milletvekili Dr. Aziz Uras'ın is­kân kanunu gereğince dağıtılmayanara-

zinin sahiplerine geri verilmesi için ha­zırlanacak izahnamenin gecikmesi sebe­bine Maliye Bakanlığından sözlü sorusu­na Maliye Bakanı cevap vermiş ve bu meselenin Maliye Bakanlığına değil Sağ­lık Sosyal Yardım Bakanlığını alâkadar ettiğini belirtmiştir.

Eskişehir Milletvekili Hasan Poiatkan'm kuraklığa uğrayan mıntakalar halkına yemeklik, tohumluk ve hayvan yemi da-Sitmıı ile kuraklığı tahakkuk eden illerin bildirilmesi hakkında Başbakanlıktan söz­lü sorusu ile Muğla Milletvekili Nuri Öz-san'm Karadeniz bölgesi mısır mahsulü durumu hakkında Ekonomi ve Ticaret Bakanlığından sözlü sorusu önerge sahip­lerinin Mecliste ha^ır bulunmaması hase­biyle cevaplandırılmamıştır. 1943 yılı kesin hesabına ait uygunluk bil­diriminin sunulduğuna dair Sayıştay Baş­kanlığı tezkeresi ile 1943 yılı kesin hesa­bı hakkında kanun tasarısı ve Sayıştay Komisyonu raporunun müzakeresinde Sa­yıştay Başkanı Seyfi Oran bu hususta lâ­zım gelen malûmatı vermiş ve rapor açık oya sunularak kabul edilmiştir. Bundan sonra Eskişehir Milletvekili Âbi-din Potuoğlu ve iki refikinin bütçe yı­lının değiştirimesi üzerine kazanç, hay­vanlar, muamele ve bina vergileri kanun­larında değişiklik yapılmasına ve bunlara geçici maddeler eklenmesine dair olan 4750 sayılı kanunun 4 üncü maddesinin değiştirilmesi hakkında kamın teklifi ve Maliye Komisyonu raporunun müzakere­sine geçilmiş, teklif sahibi bu teklifin Bütçe Komisyonunca da tetkik edilmesini istemiş ve isteği kabul edilerek oturuma son verilmiştir. Meclis Cuma günü saat 15 te toplanacaktır.

— Ankara :

Başbakanlıktan bildirilmiştir:

Millet Partisi mensuplarının Afyonkara-hisar Milletvekili Sadık Aldoğan île Os­man Bölükbaşı ve Fuat Arna'nm Cumhur­başkanını öldürmeği kararlaştırdıkİarmı ve kendisine de teklifte bulunduklarını De­nizli Milletvekili Reşat Aydınlı Hükümete ihbar etmiştir.

Hâdiseye Ankara Cumhuriyet Savcılığı elkoymuştur. Tahkikat devam etmekte­dir.

—Ankara :

Cumhurbaşkanı İnönü'ye karşı suikast :ir_de ismi geçen Afyon Milletvekili General Sadık Aidoğan'm milletvekilliği dokunulmazlığının kaldırılması hakkın­daki tezkere bugün Büyük Millet Mecli-sinsgönderilmiştir.

18 Kasım 1949

—Ankara :

Afyon Milletvekili General Sadık Aldo-ğan'ın milletvekilliği dokunulmazlığının kaldınlmesı taleini incelemek üzere teşek­kül eden Anayasa ve Adalet Komisyon-"iarmdan mürekkep olan Karma Komis­yonun beş kişiden mürekkep Hazırlık Komisyonu bugün öğleden Önce toplan­mıştır. Komisyon bu toplantısında Gene­ralSadıkAldoğamdinlemiştir.

—Ankara :

Pazar günü Türkiye Millî Takımı ile kar­şılaşmak üzere dün şehrimize gelmiş olan Suriye Millî Takımı, bugün Öğleden .sonra 19 Mayıs Stadyomunda bir antere-man yapmıştır. Suriyeli Futbolcular ara-, smda bir müddet evvel İstanbula gelen Suriye Takımından 5 oyuncu da bulun­maktadır.

Türkiye Millî Takımı oyuncu ve idareci­leri, bu antremanı dikkatle takip etmiş­lerdir.

Milli >ıw;ı İdare etmek üzere Beynelmi-Ft-c-arssyon tarafından tayin edilen İtal­yan Orta Hakemi Gamba ve iki yan ha­keminin yarın şehrimize gelmeleri bek­lenmektedir.

—İstanbul :

Bir müddettenberi tecrübe yayımına de­vam etmekte olan Orta Dalga İstanbul Radyosu yarın saat 19 dan itibaren nor­mal programlarla çalışmağa baş'lıyacak-tır.

Açılış töreni saat 19 da istiklâl marşı ile bağlıyacak ve istasyonun açılışı münase­betiyle Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün yp.t'.yo Us bir hitabesi yayınlanacaktır. Bundan sonra. Basın ve Yaym ve Turizm Genel Müdürü Ahmet Şükrü Esmer yeni radyomerkezininçalışmasıhakkındabir

konuşma yapacak ve müteakiben Istanbui Kâdyosufaaliyetebaşlamış olacaaktır.

— Ankara ;

Büyük MÜlet Meclisi bugün saat 15 üe Başkan Vekili Cevdet Kerim İncedayı'nın .başkanlığındatoplandı.

Cumhurbaşkanına karşı suikast tertibinde ismi geçen Afyon milletvekili Sadık Al-doğan'in Milletvekili dokunulmazlığının "kaldırılmasına dair. Başbakanlık tezkere­sinin Büyük Millet Meclisine gönderilmiş ve Anayasa ve Adalet Komisyonlarından ' teşekkül eden Karma Komisyonun bu sa­bah ve öğleden sonra toplanarak bu mese­leyi müzakere etmiş olması dolayısiyle Metlisin bugünkü toplantısına büyük bir ehemmiyet atfediliyordu. Toplantı saatmda Meclisin önünde olduk­ça kalabalık bir meraklı topluluğu vardı. Dinleyicilere ayrılmış olan yerler de ',<;mamiyledolmuştu.

Karma Komisyon Aidoğan'm milletve­killiği dokunulmazlığının kaldırılması hakkında müspet veya menfi bir karara vardığı takdirde meselenin Umumi He-yefte de görüşülmesi kuvvetle muhtemel-di.

Oturumun açılması sırasında Komisyon müzakereleredevam etmekteydi.

Gündemde mevcut sözlü sorulardan bi­rincisi, Eskişehir Milletvekili Hasan Po-laatkan^m, kuraklığa uğnyan mıntıkalar halkına yemeklik, tohumluk ve hayvan yemi dağıtımı ile kuraklığı tahakkuk eden illerin bildirilmesi hakkında Başba­kanlıktan sorusu idi.

T?nm Bakanı Cavit Oral, bu soruyaa Z'S Kasım Çarşamba günü cevap vereceğini bildirdi.

İkinci soruyu Muğla Milletvekili Nuri Ozsan'm Karadeniz bölgesi mısır mahsu­lü durumu hakkında Ekonomi ve Ticaret Bakanlığından sözlü sorusu teşkil ediyor­du.

Soru önergesi okundu. Nuri Özsan, son Karadeniz seyahatinde bu bölgede bu sene kuraklık dolay isiyle mısır mahsulünün çok az olduğunu ve bu bölgede mısırın buğday kadar ehemmiyetli olduğunu binaenaleyh bu halin muhitte endişe ya-rattığını,busebeplemuhaceretinbaşlaladığım kaydediyor ve hükümetçe ne gibi tedbirler alındığını soruyordu. Ekonomi ve Ticaret Bakanı Vedat Dicleli, bu soruya cevaben Bakanlıkça tedbir­ler alındığını, mısır ekmeğinin Karadeniz bölgesi iein çok mühim olduğunu ve bu bakımdan hükümetin de bu işe ekmek politikası kadar ehemmiyet verdiğini, umumî istihsalden eyimser olduklarını, mısır ihtiyacı hissedildikçe, mevcut stok­lardan bu işin karşılanabileceğini, bu sene te zi işinde Fındık Satış Kooperatifinden istifade edileceğini ve mısır satışlarının ihtiyaca göre ayarlanacağını bildirdi.

Soru sahibi Nuri özsan, söz alarak önerge­sinde mevcut olan hususları tekrarladı ve Karadeniz bölgesinde istihsalin istih­lâki karşılamadığını 6-7 ay istihlâkten sonra mısır sıkıntısının baş gösterdiğini bu sene maahsulün geçen seneden daha az olduğunu, vaktinde tedbirler alınması­nı kaydederek, Karadeniz bölgesi halkı­nın isteklerinişöyle hülâsaetti:

— Halkınmısırihtiyacınıkarşılamakiçinstoklarhazırlanmalıdır.

— Karaborsayıönlemekiçinbirtevzisistemi yapılmalıdır.

3— ödeme şartlarındabazı kolaylıklartemin edilmelidir.

Nuri Ozsan'dan sonra ayni konuda bir önerge vermiş olan, Ordu Milletvekili Arif Onat'da bu konuda izahat verdi.

Ekonomi ve Ticaret Bakanı Vedat Dicleli, önerge sahiplerinin izhar ettikleri endişe­lere iştirak ettiğini, görüşlerinin müşterek olduğunu,yalnızyapılabilecekişler] o

yapılamıyacak işlerin birbirinden tefrik edilerek realite içinde çalışmak gerekti­ğini söyledikten sonra. Karadeniz bölgesi mahsulünde yüzde 40 hasar olmasına rağ­men rekoltenin geçen seneden yüksek oi -duğunu satışları tanzim için bütün tedbir­leri almakta olduklarını kaydetti. Kredi ile mısır satışları mevzuuna temas eden Bakan bu şeklin doğru olmadığım, sıkın -

tiyi karşılamak için Edirne ve Kocaeli bö) -gelerinden mısırgetirilebileceğini,silolar

tesisi hakkında Kalkınma Bankası ile ceryan eden müzakerelerin müspet saf­hada olduğunu ve dört beş bin tonluk mı­sır siloları tesis edileceğini bildirdi.

3 ncü soru, Çoruh Milletvekili Cemal Ka-zancıoğiımun, istanbul Milletvekili Celâl Bayar'm 2& Ekim 1949 tarihli gazetelerde yayınlanan seçim hakkındaki beyanatı­na dair içişleri ve Adalet Bakanlıkların­dan sözlü sorusu idi.

önergede. Celâl Bayar'm bu beyanatında bir yerde yapılan seçimden bahisle «se­cimle ilgili olan bir memurun, yüksek bir yere çıkarak halka hitaben işte Halk Par­tisinin seçim listeleri bunlardır. Arkalarını imzahyarak sandığa atacaksınız. Kayma­kamın emri budur.» dediği kaydediliyor ve bu vakanın nerede ne zaman ve hangi seçimde olduğu ve suçluların cezalandırı­lıp cezalandırılmadıkları soruluyordu. Adalet Bakanı kürsüye geldi, beyanatta mahallin gösterilmediğini. Bakanlığın böy­le bir hadiseden haberi olmadığını, bü­tün savcılıklara tezkere yazılarak bilgi istendiğini fakat cevapların henüz tamam-lanmadığmi bu sebeple bu soruya 15 gün sonra cevap vereceğini bildirdi.

İçişleri Bakanı da ayni sebebe istinaden soruyu 15 gün sonra cevaplandıracağını söyledi.

Gündemde mevcut sözlü soruların müza­keresi bitmişti. Gündeme göre muhtelif komisyon kararlarının Mecliste görüşül­mesine dair önergeler ve komisyon rapor­larının tasvibine geçilerek, önergeler ve raporlar tasvib edildi. Gündemde görüşülecek başka madde ol­madığı için 21 Kasım Pazartesi günü sa­at 15 de toplanmak üzere bu günkü Mec­lis oturumuna son verildi.

— Ankara :

Aiyonkarahisar Milletvekili Sadık Aldo-ğan'in Milletvekilliği dokunulmazlığının kaldırılması hakkındaki talebi tetkik et­mek üzere., bu sabah toplanan Anayasa ve Adalet Komisyonlarından mürekkep Karma Komisyonun Hazırlık Komisyonu tarafından tanzim edilen rapor, Karma Komisyonun öğleden sonra yaptığı top­lantıda incelenmiş ve Komisyon Raporu bazı formül noksanlarının ikmâli için ih­zari komisyon acmfhy elaoi cmfhy ealo zari Komisyona iade edilmiştir.

Karma Komisyon Pazartesi günü saat 10 da tekrar toplanacaktır.

—İstanbul:

Avrupa İktisadi İşbirliği İdaresi uzman­larından Mr.İ. Leonard Feinstein, memle­ketimizde tetkikler yapmak üzere bugün saat 13,30 da uçakla Londra'dan şehrimize gelmiştir.

—Ankara :

Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyine bağlı Uyuşturucu Maddeler Komisyonunun Başlıca Afyon İstihsal Eden Memleketler Hususi Komitesi bu sabah saat 11.30 da toplanarak çalışmala­rına devam etmiştir.

Müzakereler esnasında Birleşmiş Millet­ler Umumî Kâtibi Mümessili Uyuşturucu Maddeler Şubesi Müdürü Dr. Leon Stei-ning dördüncü madde hakkında izahlarda bulunmuş ve söz alan diğer delegeler de bu hususta kendi görüşlerini açıklamış­lardır.

Uyuşturucu Maddeler Komisyonu Pazar­tesi günü saat 13 de toplanarak çalışmala­rına devam edecektir.

—İstanbul :

Birleşmiş Milletler Ortadoğu Ekonomi Heyeti Başkam Gordon H. Clspp, yarın şehrimizde beklenen Birleşik Amerika Dışişleri Bakan Yardımcısı Geoge Mc Ghee ile istişarelerde bulunmak üzere bu ügn özel bir uçakla Beyruttan şehrimize gelmiştir.

—Ankara:

Denizli Milletvekili Reşat Aydinlı'nın milletvekili dokunulmazlığının kaldırıl­ması hakkındaki talebi tetkik etmek üze­re bu sabah toplanan Anayasa ve Adalet Komisyonlarından mürekkep Karma Ko­misyon, Konya Milletvekili Ali Fuat Ce-besoy, Rize Milletvekili Saim Ali Dîlemre Erzurum Milletvekili Şakir ibrahim Hak-kıoğlu, İzmir Miîetvekili Ekrem Oran ve Bursa Milletvekili Atıf Akgüç'ten mü­rekkep ihzarı komisyonu seçmiştir. İhzari komisyon derhal çalışmalarına baş­lamış ve Denizli Milletvekili Reşat Ay-dınlı'nm Milletvekilliği dokunulmazlığı­nın kaldırılmasına mahal olmadığı yolun­da bir karara varmıştır. Karma komisyon yarın sabah saat 10 da toplanarak ihzarı komisyon kararını in-eeliyecektir.

25 Kasım 1949

—Ankara:

Hükümetimizle italya hükümeti arasın­da akti takarrür etmiş bulunan hava ulaştırmaları anlaşmasına dair bir müd-dettenberi cereyan eden müzakereler so­na ermiş ve iki tarafın mutabık kaldık­ları metin bugün Dışişleri Bakanlığında Türkiye adına umumî kâtip Büyükelçi Faik Zihni Akduı- ile İtalya adına Büyük­elçi Don Renato Prunas tarafından imza edilmiştir.

—Ankara:

Bugün öğleden sonraj üç tepeler civarın­da Gazi Orman Çiftliği arazisi dahilinde. Marşhaİl Yardım plânı mucibince mem­leketimize getirilen Marsey Harris mar­kalı traktör ve "one way" pullukları, «grain drill" mibzerlerinin ne maksatla, yapıldığını ve ne şekilde kullanıldığını göstermek raaksadile bir gösteri yapılmış­tır.

—Ankara:

DenizK Miletvekili Regad Aydmh'mn. milletvekilliği dokulunmazlığmm kaldırıl­ması hakkındaki talebi tetkik etmek üze­re bugün toplanmış olan karma komis­yon toplantısını gizli olarak yapmış ve bu toplantıda Denizli Milletvekili Reşad Aydınlı dinlenmiştir.

Karma komisyon yarın saat 10 da tek­rar toplanacaktır.

30 Kasım 1949

—Ankara:

Ziraat Fakültesi konferans salonunda top­lanmakta olan Birleşmiş Milletler Ekono­mik ve Sosyal konseyine bağlı Uyuşturu­cu Maddeler Komisyonunun afyon istihsal eden başlıca memleketler hususî komite­si son günlerde mühim terakkiler kay­detmiştir. Müteaddit delegasyonlar ara­sında hususî grüşmelerden sonra 29 Ka­sım Salı günü toplanmış olan komite üç mühim mevzu üzerinde anlaşmaya var-, mıştır.

1 — Dünya afyon ihtiyacının tesbiti: bundan böyle afyondan ilâç imal eden memleketlerhersene 1 Mayıstarihine kadar -muhtaç oldukları afyon miktarını teşkilâta bildirecekler ve ertesi senenin afyon istihsali bu ihtiyaca göre ayarlana­caktır.

— Memleketler içi istihsalininkontrolüafyonyetiştirenmemleketlerinhemenhepsinde zaten mevcut olan afyon tekel­leri de, afyonun1 istihsal ânından ihraç vediğermemleketdahilinde detıbbî vefennî ihtiyaçlarda kullanılması ânına ka­dar tamamile kontrol altına alacak şekil­de iekâmül ettirilecektir.

— Milletlerarası alım satım ofisi: mil­letlerarası afyon ticareti Birleşmiş Millet­
ler kontrolü altında çalışacak olan yuka­rıda ismi yazılı ofis tarafından ayarlana­
caktır. Bu ofis alıcıya da satıcıya da uy­gun bir fiyat temin eedcek, müstahsiller
arasındakirekabetinönünegeçecekveanî ihtiyaçlara hitap edebilecekstoklar
bu 3 und ura çaktır. Komitede şimdi görüşülmekte olan mevzu her müstahsil memlekete verilecek istih­sal hissesinin yüzde nisbeti meselesidir..

— Ankara:

Marşhall yardım kredisile yurdumuza getirilmekte olan ziraat âlat ve makinala-n memleketin her yerinde yüzde 37,5 pe­şin alınmak suretile ve dört sene taksitle çiftçilerimize satılmakta idi, Bu defa ta­rım bakanlığınca yapılan teşebbüs üzeri­ne peşin alınmakta olan yüzde otuz yedi buçuğun yine memleketin her tarafından yüzde 20 olarak tahsiline ve taksit müd­detlerinin de dört seneden altı seneye çıka-rdmasma Bakanlar Kurulunca karar veril-'miş ve' bu mevzua ait yönetmenlik 22/11/949 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

Bu, hususta valiliklerle acentelere gerek­li tebligat yapılmıştır.

Milletlerarası' münasebetler alanında geçen yıla kıyasla herhangi bir düzel­me olmamıştır. Dünya durumu Sekizinci Büyük Millet Meclisinin memleket mukadderatının ağır fakat o ölçüde şerefli sorumunu yüklendiği 1946 yı­lında olduğundan daha iyi değildir. Yurt savunması konusunda çok uyanık ve tiitz bir gayrete olan ihtiyaç azalmamıştır. Büyük Meclisin geçen yıl ka­bul buyurduğu kanunlar Millî Savunma teşkilâtımızın askerî yeni icaplara göre düzenlenmesi işine girişmek imkânını sağlamıştır.

Amerika Birleşik Devletleri Hükümetinin yakın dostluğunun devamlı bir belgesi halini almış olan askerî yardım, semerelerini vermektedir. Şanlı or­dumuz yüksek güveninize liyakatini mütemadiyen artırmaktadır. Geçen yıllarda olduğu gibi 1950 bütçesinde de. Millî Savunma masrafları devletin en yüksek sarfiyat kalemini teşkil eder halde yüce kamutaya sunulacaktır. Sayın Milletvekilleri,

Bir taraftan Millî Savunma ihtiyaçları, öte taraftan yurt kalkınmasının ara­ya giren harp yılları sebebiyle yavaşlayan seyrini hızlandırmak hususunda­ki azmimiz, 1950 bütçemizi daha mütekâmil bir esas ve şekille tanzim etme­miz zaruretini artırmıştır. Geçen yıl Büyük Meclisten çıkan kanunlarla, ver­gi sistemimizin ıslahı yolunda geniş hamleler yapılmıştır.

Sayın Milletvekilleri,

Avrupa Ekonomik, işbirliği Teşkilâtı vasıtasiyle Avrupa milletlerine yapılan para ve teknik eleman yardımının 1949 -1950 devresinde memleketimize ay­rılan kısmından, istihsali artırma ve kalkmda işlerimizde göze görünür ne­ticeler beklemekteyiz. Gerek Dünya Bankasından, gerekse Ekonomik İşbir­liği idaresinden istenilen teknik eleman yardımı, kalkınma dâvamızın yürü­tülmesinde başlı başına ehemmiyet taşıyan faydalar sağlıyacaktır. Ekono­mik gelişmeyi rasyonel esaslara göre hızlandırmak için, millî ihtiyaçların tümünü kavrıyacak bir umumî devlet plânı meydana getirmek zaruridir. Bu hedefe varmak için hükümetçe girişilen teşebbüslerin önümüzdeki y,ıİ zarfında semere vereceğini ummak yerinde olur-

Tarım, yol, maden istihsali alanlarında geçen yıl başlamış olan makine ile çalışma ve teçhiz tatbikatı önümüzdeki yılda devam edecektir. Petrol ara­malarının Raman bölgesinde katî ve müsbet neticeye varması üzerine, işlet­meye geçmek için ilk hazırlıkları tamamlanmıştır. Bir tasfiyehane kurulun­caya kadar ham petrolü iç piyasamızda çeşitli şekilde kullanmak için ter­tipler alınmasına girişilmiştir. Demiryol lokomotiflerinde ham petrol yak­ma tecrübeleri şimdiden müsbet netice vermiştir.

Büyük Meclisin geçen çalışma yılında kabul buyurduğu ödenekle doğu il­lerimizde çeşitli konularda alınan teşebbüsler umulan neticeleri vermeğe başlamıştır. Sağlık, Tarım, Eğitim ve yol yapımı için ayrılan paralarla bu yıl görülen işler aynı usulü bu illerimiz kalkınıncaya kadar yürütmeyi teş­vik edici mahiyettedir.

Geçen ekim mevsiminin müsait gitmemesi buğday mahsulünü daraltmış ol­duğu göz önünde tutularak, çiftçimize 140 bin ton kadartohumluk temin edilmiştir. Ayrıca, kışı uzun süren bölgeler için bazı merkezlerde yemeklik hububat stokları hazırlanmıştır.

Halkımızın başlıca gıdasını teşkil eden ekmek hususunda her hangi bir sı­kıntıyı önlemeğe son derecede ehemmiyet veren cumhuriyet hükümeti dı­şarıdan buğday getirmek için her fedakârlığı göze alarak tedbirlerini vak­tinde almıştır. Ekonomik İşbirliğince istihlâk maddelerine ayrılan Ödenek­ten geniş ölçüde buğday satm almak mümkün olmuştur.

Gelecek yıllarda emin bir mahsul durumuna kavuşmak için, tarım alanında çeşitli tedbirlerin tatbikine geçilmiştir. Makineleşmenin yanında, tohumla­rın ıslahına da gereken ehemmiyet verilmektedir. Orman işlerimizde, mem­leketin orman varlığını koruyucu ve artırıcı esasların, halkımızın ve bil­hassa ormanlar içinde ve civarında yaşayan vatandaşlarımızın ihtiyaçları ile adaletli ve rasyonel bir tarzda düzenlenmesi yolundaki devamlı gayretler, yüce kamutayın isabetli kararları ile en muvafık şeklini alacaktır. Toprak kanunundaki bazı hükümlerin tâdili maksadiyle hazırlanmış olan tasarı Büyük Meclisin komisyonlarında incelenmektedir.

Yollar idaresine yeni bir şekil verecek olan kanun tasarısı Büyük Meclise sunulmuştur. Su işlerimize .yeni bir düzen getirecek olan sular kanun tasa­rısı da yakında Yüce Kamutaya sunulacaktır.

Geçen yıl kabul buyrulan İhtiyarlık Sigortası Kanunu yürürlüğe girmiştir. Büyük Meclise sunulmuş olan iş mahkemeleri, İş Kanunu tasarıları ile, su­nulmak üzere bulunan Hastalık Sigortası Kanunu kabul buyurulduğu takdir­de, iş hayatı düzenlemek, sağlık ve emniyet içinde tutmak, işçilerimizin daha . huzurlu çalışmasını sağlamak hususundaki gayretler iyi semereler vermiş olacaktır. Özel teşebbüsün yurt kalkınmasındaki veriminin gelişmesi için teşvik edici çareler üzerinde durulmaktadır. Bu konuda Ekonomik İşbirliği ve Dünya Bankası eksperlerinin bir müddettir devam eden incelemeleri so­nunda yapacakları tavsiyelerden de faydalanılacaktır. Devlet işletmelerinin daha rasyonel çalışması için sarfedilen gayretlere hız verilmiştir.

Tütün müstahsilinin % 5 lerinden hâsıl olan sermaye ile kurulacak müesse­senin kanun tasarısı yakında Büyük Meclise sunulacaktır. Tuz istihsalini ıs­lah ederek yabancı memleketlere fazla miktarda tuz ihracında bulunmak üzere harekete geçilmiştir.

Ulaştırma alanında deniz ticaret filomuza geçen yıl katılan gemilerle kay­dedilen gelişme, ilerisi için güzel ümitler uyandırmıştır. Deniz eşya nakli­yesinde armatörlerin Devlet Deniz Yollarivle eşit şartlara tâbi olmalarını sağ­layacak kanun tasarısı Büyük Meclise sunulmak üzeredir.

Vatandaş sağlığını koruma yolundaki çalışmalar hergün yeni başarılar kay­detmektedir. Sıtma savaşı katı neticesine doğru hızla gelişmektedir. Verem mücadelesinin Yüce Kamutayın geçen yıl kabul buyurduğu kanun ile yeni bir safhaya girdiğini memnunlukla belirtmek yerinde olur. Kimsesiz çocuk­ların himayesi hakkındaki kanunla da hayırlı bir yola girilmiştir. Yurdun, muhtelif köşelerinde açılmakta olan yeni sağlık müesseseleri vatandaş sağ­lığını koruma işini ilerletecektir.

Bu yıl ilk okullarımızdan 133 bin çocuk mezun oldu, 700 köy yeniden oku­la kavuştu, ilk öğretim kadrolarına 2500 öğretmen katıldı, köy enstitülerin­de ve öğretmen okullarında örenci sayısı artırılmıştır. Bu yıî, çoğu halkın yaptıt binalarda olmak üzere, 76 ilçe merkezinde yeniden orta okul açılmış ve bu suretle 235 kasabamız orta okula kavuşmuştur. Grta okul programları müşahhas ve hayatî bilgilerle takviye edilmiştir. Lise tahsili 41 il merkezîn- . de, temin edilmiştir. Meslekî ve teknik okullarımız günden güne artan bir rağbet karşısmdadır. Bu müesseselerimizin feyizli tesirleri umumî hayatı­mızda şimdiden kendini göstermeğe başlamıştır.

Alman hükümeti bugün imzaladığı an­laşmada, federal huddular bütününde as­kerlikten tecrid işini devam ettirmek ve yeniden askerî kuvvetler kurulmasına manî olmak iradesini ifade etmiştir.

image001.gifimage002.gif4 Kasım 1949

— Londra:

İyi haber alan İngiliz çevrelerinde belir­tildiğine göre, üçler konferansının gelecek Çarşamba veya Perşembe günü Paris'te açılması muhtemeldir. Bu çevrelerden elde edilen malûmata göre üçler konferansı, yeni bir Dışişleri Bakanlarıtoplantısınayolaçacaktır.

Gelecek Pazartesi günü Nev-york'ta De­an Acheson ile bir görüşmede bulunacak olan Vişinsky'nin Birleşik Amerika Dışiş­leri Bakanına Almanya'nın birleştirilme­si hakkında yeni bir Sovyet projesi tev­di edeceği sanılmaktadır.

Muhafazakâr akşam gazetesi Evening News!un diplomatik muharriri, bazı söy­lentilere tercüman olarak Kremlin'in Eonn Federal Alman Hükümeti ile Doğu Almanya'da ihdas edilen yeni hükümetin birleştirilmesini Batı memleketlerine teklif etmeğe varacağını yazmaktadır. Bu yeni hükümet teşekkülünün merkezi Ber­lin olacaktır.

5 Kasım 1949

— Paris:

İyi haber alan kaynakların bildirdiğine gqre Fransa önümüzdeki üç büyük dev­let konferansında Almanya'daki fabrika­ların sökülmesi bahis konusu edilirken şiddetle muhalefet edecektir. Söylendiği­ne göre, Fransa, eskiden beri beslediği kuvvetli bir Almanya korkusunu mütte­fikleri istediği için bir tarafa bırakmıya-caktır. Fakat bununla beraber Fransa bazı hususlarda muhtelif şartları kabul etmeye hazırdır. Bu şartlar arasında Al­manların istihsal kapasitelerini müttefik işgal kuvvetlerini tahdit ettikleri miktar içinde tahdit etmeleri de vardır.

Fransız mahfilleri Almanyada harp en­düstrisinin tekrardan canlanmasına ma­ni olacak olan katî taahhütleri olmadıkça herhangi bir teklifi kabul etmiyecekleri-ni katiyetle tebarüz ettirmişlerdir. Her ne kadar konferansta Almanya'dan uzak Doğuya kadar bütün memleketle­rin siyasetleri bahis konusu edilecekse de gündemde ilk olarak Avusturya'nın sulh. anlaşmasını ihtiva edeceği kati gibidir.

—Vaşington:

Üç büyüklerin gelecek Paris toplantısın­da, Dean Acheson'un; Batı Avrupa dev­letlerinin siyasî ve îktisadî savunma sis­temlerini biran evvel kurmalarını isteye­ceği bildirilmektedir.

Bakan bu hususta hiçbir sarih teklif yap­mayacaksa da, milletlerarası ticaret en­gellerinin kaldırılmasının bahis konusu olacağıtahmin edilmektedir.

—Londra:

Fransız ve Amerikan Dışişleri Bakanları gelecek hafta Pariste toplanacaklardır. Amerika Dışişleri Bakanı Acheson. Çar­şamba günü Vaşingtondan Parise hareket edecektir. Üçler konferansının çarşamba ve yahut Perşembe günü müzakerelerine başlamasıbeklenmektedir.

Nevyorfcta bulunan Sovyet Dışişleri Ba­kanı Vişinski, Pazartesi günü Amerika Dışişleri Bakanı Acheson ile görüşecekti. Fakat Vişinski gripe tutulduğu için has­ta yatmaktadır. Bu itibarla iki Dışişleri Bakanı arasındaki mülakat vuku bulma­yacaktır. Halbuki Acheson, Vişinski'nin bu mülakat esnasında Almanya meselesi hakkında Sovyet görüşünü bildirmesini bekliyordu.

Pariste toplanacak üç Batılı büyük dev­letDışBakanlarıkonferansındagörüsülecek belli başlı konu, Almanya meselesi­dir. Konferans aynı zamanda Batı ekonomi­sinde Almanya'nın durumu ve belki re.Atlantik vo Uzak Şark meseleleri de ince­
lenecektir.

—Paris:

Dışişleri Bakanlığından resmen bildirildi­ğine göre, Acheson, Bevin ve Schuman •Çarşamba ve Perşembe günleri Pariste Dışişleri bakanlığında toplanacaktır.

— Londra:

Daily Graphic ve Sunday Timesgazete-lerinin Paris Muhabiri Amerika Dışişleri Bakanı Acheson'un Parise yapacağı zi­yaret hakkında gönderdiği bir teigrafta, üçler toplantısında görüşüleceği bildiri­len belli başlı meseleler gerisinde temas edilecek bazı gizli meseleler de bulundu­ğunu kaydetmekte ve şöyle demektedir: Bir Avrupa federasyonunun kurulması meselesi hakkında Amerika Dışişleri Ba­kanlığı tarafından hazırlanan bir pro­jenin Bevin ile Schumana Acheson tara­fındansunulacağızannedilmektedir.

İngiltere ile Avrupa memleketlerinin hü­kümranlıklarından bazılarını feda etmek mecburiyetinde kalacakları bu Avrup-s federasyonunun süratle kurulması da ta­lep edilecektir.

—Waşington:

Gelecek hafta Fransa, İngiltere ve Ame­rika Dışişleri Bakanları arasında Pariste tertip edilecek iki günlük toplantı hak­kında birleşik Amerika Dışişleri bakan­lığı malûmat vermekle beraber, toplantı tarihini bildirmemektedir. Bakanlıktan söylendiğine göre, bu top­lantıya iştirak edecek olan Bevin, Schu­man ve Acheson Almanya hakkında ta­kip edilecek siyasetten başka batı Avru-pada daha büyük bir siyasî ve iktisadî birlik teşkilüe ortaya çıkacak meseleleride gözden geçireceklerdir.

—Waşington:

Üç büyüklerin gelecek Paris toplahtism-«da, Dean Acheson'un, Batı Avrupa dev­letlerinin siyasî ve iktisadî savunma sis-

temlerini bir an evvel kurmalarını isti-yeceği bildirilmektedir.

Bakan, bu hususta hiçbir sarih teklif yap mıyacaksa da, milletlerarası ticaret en­gellerinin kaldırımasınm bahis konusu olacağı tahmin edilmektedir.

— Washington:

Gelecek hafta Fransa, ingiltere ve Ame­rika Dışişleri Bakanları arasında Paris­te tertip edilecek iki günlük toplantı hak­kında Birleşik Amerika Dışişleri Bakan­lığı malûmat vermekle beraber toplantı tarihini bildirmemektedir.

Bakanlıktan söylendiğine göre bu top­lantıya iştirak edecek olan Bevin, Schu­man ve Acheson Almanya hakkında ta-kibedüecek siyasetten başka batı Avru-pada daha büyük bir siyasi ve iktisadî birlik teşkilüe ortaya çıkacak meseleleri de gözden geçireceklerdir.

Waşhington'un iyi haber alan çvereleri Acheson'un pazartesi günü Vichinsky ile görüştükten sonra hava yoliyle Parise ha reket edeceğini tahmin etmektedirler. Bi­lindiği gibi Sovyet Dışişleri Bakanı o gün Waşhington'a gelerek Sovyet Büyük Elçiliğinde Rus ihtilâlinin 32 nci yıldönü­mü münasebetiyle yapılacak merasimde hazırbulunacaktır.

Görüşülecek diğer meseleler arasında Cindeki komünist idarenin tanınması ve Japonya ile bir sulh muahedesi hazırlan­masında takip edilecek usul meseleleri de vardır.

Siyasi muharrirlerin bildirdiklerine göre müzakerelerden evvel Bevin, Singapur'­da, ingiltere'nin Uzak Doğu ve Güney Doğu ve Güney Doğu Asyadaki siyasi, askerî ve sömürge temsilcilerinin iştirak ettikleri konferans hakkında bir rapor al­mış olacaktır.

8 Kasım 1949

— Paris:

Schuman, Acheson ve Bevin arasında prensip itibariyle iki gün fakat hakikatte üç gün sürecek olan görüşmelere iyi ha­ber alan çevrelerde büyük bir ehemmi­yet atfedilmektedir. Mamafih bunların heyecanlı bir şekil alacağı sanılmaktadır.

Sehuman, yarın erkenden Sarrburg'a gi­decektir. Saat 17 de kabine toplanacağın­dan Sehuman, ingiliz ve Amerikalı Dı­şişleri bakanlarının yanından ayrılarak bu toplantıya iştirak edecektir.

Müzakerelere Schuman'ın yerine Fran­sız Dışişleri Bakanlığı Umumî Kâtibi Pa­radi devam edecektir.

Eenelux memleketleri bakanları da Üç­ler Konferansının bir kısmına iştirak edecektir.

Toplantıların başmdanberi muhafaza edi len gizliliğe bugün gayet sıkı bir şekilde riayet edilmiştir.

Toplantıdan çıkan Harriman, kendisine sorulan suallere sadece gülümsemekle cevab vermiştir,

— Vaşhington:

Başkan Truman Üç Dışişleri Bakanının Paris'te yapmakta olduğu müzakerelere da?r sorulan bir suale cevap verirken Amerika Birleşik Devletleri ile Rusya arasında münasebetin iyileşmeye yüz tu­tacağı hakkındaki ümidini tebarüz et­tirmiştir.

Başkan Truman, Rusya ile münasebetle­rin iyileşmesini temin maksadile diplo­matik yollarla muhtelif teşebbüslerin ya­pılmakta olduğunu ifade etmiştir.

Başkan Truman Amerika'da altın Hatla­rı hakkında sorulan suale de şimdi al­tının. Amerika'daki ri^tı olan bir ons 35 dolar nisbetinin muhafaza edileceğini bil­dirmiştir.

— Paris:

Üçler Konferansının dördüncü toplantı­sında askıda kalan meselenin Alman fabrikalarının sökülmesi işi olduğu umu miyetle sanılmakta ise de keyfiyet ne te-yid ve ne de tekzip edilmiştir.

Eobert Sehuman Fransız Kabinesinin bu akşam yaptığı olağanüstü toplantıda ha­zır bulunmaktadır. Fransız Dışişleri Ba­kanı askıda kalan bu mesele üzerindeki Fransızgörüşünü ingiliz veAmerikan

ineslekdaşlarina bu gece saat 21.30 da toplanan beşinci toplantıda bildirecektir. O sırada bir tebliğ yazılacaktır.

—Paris:

Üç Dış Bakanlar Konferansı gündeminin tetkiki sona ermiş, bir tek mesele askıda kalmıştır. Bu mesele konferansdan sonra derhal toplanan Fransız kabinesinin tet­kikine sunulmuştur. Sehuman cevabını bu gece verecektir.

—Paris:

Üç Dışişleri Bakanları konferansının be­şinci toplantısı saat 21.40 da Dışişleri Ba­kanlığında yapılmıştır. Bunun son top­lantı olacağı sanılmaktadır. Toplantıdan sonrabirtebliğyayınlanacaktır.

11 Kasım 1949

—Paris:

Saat 21.30 da başlayan üçler konferansı­na ssdece Dışişleri bakanlarıyla en yakın mesai arkadaşları iştirak etmiş ve top­lantı saat 2.25 te son bulmuştur.

—Paris:

Üçler toplantısı sonunda aşağıdaki nihai tebliğyayınlanmıştır.

Üç Dışişleri Bakanları Paris'teki toplan­tıları esnasında Avrupa ve dünya barışı­nı muhafaza etmek ve kuvvetlendkirmek hususunda üzerlerine düşen vazifenin ağır mesuliyetini müdrik olarak çalış­mışlardır. Dışişleri Bakanları bu mesu­liyeti azimli bir şekilde karşılamak ka­rarında olduklarını belirtmek istemekte­dirler. Zira hiçbir memleketin komşula­rının barış ve günvenliğini . tehlikeye sokması kabul edilemez.

Her iki Cihan Harbi de militarist zihni­yetten doğduğu ve burada Dışişleri Ba­kanlarıyla temsil olunan memleketler Almanyayı işgal altında tuttukları için­dir ki dünyadaki barış meselesi üzerinde yapılan tetkikler esnasında tabii olarak Almanya'nın Avrupa ile münasebetleri ve Almanya'daki vaziyetle bu memlekeLe karşı güdülecek politika geniş mikyasta ele alınarak incelenmiştir.

Dışişleri Bakanları işgal statüsünde de belirtilmiş oldukları gibi Federal Cumhuri­yete Almanya işlerinin idaresinde geniş nisbette hareket serbestisi, vermek poli­tikasını bir kere daha tevid ederler.

Mühim bir tasfiye faaliyeti,..

Yazan: Ömer Rı-?a Doğrul

24 Kasım 1949 tarihli « Cumhu­riyet» ten:

Rivayete bakılırsa geçenlerde Paris'te toplanan üçler, inceledikleri meseleler arasında Doğu Avrupa işlerini de tetkik etmişler, bu memleketlerin her hangi birinde bir ikinciTito çıkması ihtimali üzerinde durmuşlar ve sonunda, böyle bir ihtimalin şimdilik varid olmadığını kara-lastırmışlardır.

Bu kararın mucip sebeplerini keşfetmek müşkül değildir. Çünkü günlük telgraf­lar Doğu Avrupa memleketlerinde yapıl­ması devam edilen müthiş tasfiye hak­kında verdiği haberle bu memleketelrin neler çektiğini belirtmece kâfi gelir.

Bu memleketlerde yeni bir Tito'nun çık-amsma engel olmak için her çareye baş vurulmakta, aman vermiyen bir tasfiye bu memleketlere eşsiz bir tethiş devri yaşatmaktadır.

Bulgaristan bu müthiş tasfiyeye uğr:yan memleketlerin başında bulunuyor ve burada yapılan tasfiyenin, umumi ve şü­mullü bir mahiyette olduğu anlaşılıyor. Uu son tasfiyenin galiba ilk kurbanı Dimitrof'tu. Daha sonra sıra onun başyar­dımcısı ve Bulgar Komünist Partisinin Gene Sekreteri Kostov'a geldi ve onun davasını hazırlamak bir hayli uzun sürdü. Çünkü hala bu dava hazırlanmakta ve mütemadiyen ileriye bakılmaktadır. Fakat Kostova ait dava hazırlıklarının bu de­rece uzamasının sebebi, onun bütün Bul-garistanda'ki adamların ve taraftarlarının çokluğudur. Bunları tasfiye etmek ve ya­kalamak zamana muhtaçtır ve bu tasfiye­ler devam etmektedir. Şimdiye kedar Bulgaristan Maliye Bakanı, Bayındırlık Bakanı, Dışişleri Bakan vekili, Bulgaris­tanKurmayBaşkanıvedahayüzlerce

kişi tevkif olunmuştur ve bunların hep­si muhakeme olunmayı beklemektedirler. Bu yüzlerce tevkifler, bütün hükümet da­irelerinin, bütün parti şubelerinin baştan başatasfiyeedildiğinigösteriyor.

Ne gariptir ki Bulgaristan'ın Başbakanı Moskova'da ölüyor, onun ölümünü mü­teakip onun yardımcısı, kabine azası ve yığın yığın mevki sahibi kimseler tevkif olunuyor, bütün bu tevkifler yapüdiğı halde Bulgaristan'ın içinde hiç bir itiraz sesi yükselmiyor. Bunun da sebebi gayet aşikârdır.Çünkü bütün bu hadiseler Mos­kova'nın emriyle yapılıyor ve Moskova-mn Bulgaristan'da icra eli olan Valko Chervenkov tarafından tatbik olunuyor. Hedef, Bulgaristan'da da bir ikinci Tito-nun çıkmasına meydan vermemek ve bu memleketi Moskova'dan gelen emirlere münkad etmektir.

Bulgaristan bu durumda olduğu gibi aşağı yukarı bütün Doğu Avrupa'da da buna benzer durumlar hüküm sürmekte­dir.

Macaristan'da Rajk mahkemesindenberi komünist olan burjuva aksiyonerler tev­kif olunmakta ve yabancı iş adamlarına karşı casusluk töhmetleri ibzal edilmek­tedir.

Çekoslovakya'da aynı vaziyet göze çarp­makta ve Beneş'in taraftarları İle Katolik Demokrat Parti üyeleri şiddetli takipler uğramaktadır.

Polonya'da Sovyet Rusya'dan gelen Baş­kumandan ve Millî Savunma Bakanı Ro-kovoski'nin işbaşına geçtikten sonra bir sürü nazır vekileri tevkif edilmiş ve bir Fansız konsolosluk memuru casusluk yap­makla itham olunmuştur.

Komünist olmiyanarı takipten maksat bu parti dışında kalmış olanları itibardan düşürmek olduğu gibi yabancıları tazyik etmekten maksat bu memleketlerin Batı Avrupa ile alakalarını keserek demir per­deyidaha sıkıbirsurettekapamaktır. Batı Almanya'nın Avrupa Konseyineka­bulü lehinde olduğunu bildirmiştir.

— Paris :

Avrupa Konseyi Bakanlar Komisyonunda -bugün Ernest Bevin, ingiliz Hükümetinin Batı Almah'ya'nın Konseye iştirakine ta­raftar olduğunu bildirmiştir.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Al­manya'nın da Konseye alınmasını Avrupa İstişare Meclîsine tavsiye etmeğe bu gece karar vermiştir.

—Paris :

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesine iştirak eden 12 Dışişleri Bakanı, bugün öğleden sonraki toplantısında yeni üyele­rin kay di meselesinin müzakeresini bıra­karak Avrupa iktisadî işbirliği Teşkilatı­naaitmeseleleritetkikebaşlamışlardır.

—Paris :

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin bugün öğleden sonraki toplantısında Sar-re'm Komiteye kabulü meselesini Daimi Komisyona havaleye karar verdiği bildi­rilmektedir.

—Paris :

Bugün öğleden sonra 12 dışişleri bakanı­nın iştirakiyle toplanan Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinde Batı Amanya ile Sarre'm Avrupa Konseyi Adaylıklarının Konseye Ortak Üye olark kabul edilme­leri lehinde mütalea ile Avrupa Konseyi istişare Meclisi Daimi Komisyonuna ha­valesine oy birliği ile kararverilmiştir.

—Paris :

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi saat 18.40 da bugünkü mesaisine son vermiştir, iktisadî işleri tetkik ve Sarre ile Batı Al­manyalın Konseye alınmaları meselesini karara bağladıktan sonra bakanlar kültür işlerim tetkike başlamışlardır.

Bakanlar, yarın sabah saat 8.30 da yeni den toplanacaklardır.

5 Kasım 1949

Paris:

Avrupa Konseyine üye olan memleket­ler dışişleri bakanları bugün beşinci defa olmak üzere Fransa Dışişleri Bakanlığın­da toplanmışlardır.

Gündemde hemen hemen bir şey kalma­dığına ve Komite Başkanı Ramussen öğ­leden sonra Paris'i terketinek mecburiye­tinde olduğunu bildirdiğine göre bu top­lantının sonuncu olduğu tahmin edil­mektedir.

—Paris :

Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulunun ikinci içtima devresi bugün saat 13.45 de sona ermiştir.

T Kasım 1949

—Londra :

Avrupa Konseyi Daimi Komisyonunun ilk toplantısı bugün Bourbon Sarayında I'aul Henri Spaak'm Başkanlığında ya­pılmıştır.

—Paris :

Avrupa Konseyi Daimî Komisyonu top­lantısı sona erdiği sırada bugün hiç bir-resmî tebliğ yayinlanmıyacağı öğrenilmiş­tir. Resmî tebliğin müzakerelerin sona ereceği yarın öğleden sonra yayınlan­ması muhtemeldir.

Bununla beraber Avrupa Konseyi Daimi Komisyonu ilktoplantısının samimi bir

hava içinde ceryan ettiği ayrıca öğrenil­miştir.

Avrupa Konseyine yeni üyeler kaydı mü­nasebetiyle yapılan görüşmelere gelince ilk intiba, Batı Almanya Temsilcilerini Avrupa Konseyine üye olarak değil, fakat onları Avrupa Meclisine iştirak ettirmek bahis mevzuu olduğudur. Bizzat Alman­ya da mutlak bu sıfatı istememektedir.

bu hususta ne resmî ve ne de yarı resmî hiç bir talepte bulunmamıştır. Bu hu­sustaki görüşmeler uzamaktadır ve bu «ün de neticeye varılabilmesi pek az muhtemeldir.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nün S inci oturumundan sonra neşrettiği tebliğ :

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi ikinci devre toplantısını Cumartesi günü bitirmiştir. Komite, istişare meclisinin temennisine uyarak sosyal güvenlik sahasında işbirliği yapılmasına matuf tavsiyelerin üye devletler hükümet­lerine "bildirilmesini kabul ve Genel Sekreteri, Brüksel Andlaşması devletle­rinin bu konuda yapmış oldukları işler dahil, bu meseleler hususunda umu­mî bir rapor hazırlamağa memur etmiştir.

Komite, göçmen işçileri çalıştıkları memleketlerin sosyal kanunlarından faydalanmak hakkını sağlayan milletlerarası çalışma konferansının 1/7/949 da kabul etmiş bulunduğu anlaşmanın, üye devletlerden tasdikinin istenme­si hussuunda İstişare Meclisinin tavsiyesini de kabul etmiştir.

Bakanlar komitesi, İstişare Meclisinin insan hakları hakkında bir anlaşma yapılması tavsiyesini de tasvib etmiş ve genel sekretere bahis konusu edil­miş bulunan muhtelif meseleler i tetkik etmek üzere üye devletler tarafın­dan gösterilecek uzmanlardan müteşekkil bir toplantı tertiblemesi vazife­sini vermiştir.

Avrupa pasaportu ihdası tasarısı konusunda da bakanlar komitesi, istişare meclisinin meselenin yetkili millî bakanlıklarca tetkik ettirilmesi tavsiyesi­ni kabul etmiştir.

Bakanlar Komitesi, muhalif idarî meseleleri de tanzim etmiştir. Bakanlar Komitesi kararları Pazartesi günü İstişare Meclisi ve Daimî Ko­misyon Başkanı Spaak'a bildirilecektir.

Son günlerde İngiltere Maliye Bakam Sîr Stafford Crİpps tarafından söylenen nu­tuk yanlış tefsir edilmiştir. İngilizler di­ğer memleketlerle işbirliği yapmağa ha­zır oldukları gibi herkese faydalı olrhöfc İçinellerindengeleniyapmaktadırlar.

8Kasım 1949

— Vaşhington:

İktisadî İşbiriği İdaresi dün akşam Fele­menk Kindistanma Marshall Plaâm dahi­linde sevkiyata devam edileceğini bildir­miştir.

İktisadî işbirliği idaresinden bildirildiği­ne göre bu sevkıyat Hollanda ile Endo­nezya arasında La Haye'de yapılan yu­varlak masa konferansının muvaffakiye­tinden ötürüdür.

İktisadî işbirliği idaresinin şimdiki tah­sisatı Felemenk. Hİndistanma 40 milyon dolar kıymetinde sevkiyatta bulunulması m mümkün kılmaktadır.

9Kasım 1949

—Vaşhington:

Avrupa Ekonomik işbirliği Teşkilâtı, buğ­day satın alması için Avusturya'ya 3.SC1. 000 dolarlık tahsisatın verilmesini kabul ettiğini bildirmiştir.

—Ankara:

Bir kac günden beri şehrimizde bulunan ve halen Avrupa iktisadî İşbirliği Konse­yinde (e.c.e.) vazife görmekte olan Albay Douglas Clark bugün Amerika Büyük Elciliğinde bir basın toplantısı yapmıştır, iktisadî İşbirliği sözcüsü. Albay Clark'ı basınmensuplarınatanıtmış,kendisinin

General Company'nin müşavirlerinden olup Berlin nakliyatında çok önemli bir vazifede uzun zaman çalıştığını, kara nakliyatı işlerinde geniş tecrübelere sa­hip bir nakliyat ve kamyonculuk müte­hassısı olduğunu söylemiş ve Türkiye'ye Marshall Plânı gereğince gönderilen tek­nik mütehassıslardan biri olarak e.c.e. ve Türk devlet adamları ile nakliyat mesele­leri üzerinde görüşmek üzere geldiğini bildirmiştir.

— Vaşhington:

İktisadîİşbirliğiİdarecisiPaulHoffman, MarshallPlânındanfaydalananmemle­ketlertemsilcileriylegeçenlerdeParis'te yapmışolduğugörüşmelerhakkındabaşkan Truman'a bir rapor vermiştir.

Beyazsaraydaıı çıktığı sırada basma- de­meçte bulunan Paul Holfman "Avrupa milletlerinin daha büyük bir iktisadî bir­lik temin edip etmiyeceklerini şimdiden. söyliyemem." demiş ve sözlerine şu cüm­leyi ilave etmiştir:

Yaşlandıkça verilmiş kararlara inancım -azalıyor,ne olupbiteceğinigörmek için-

bekliyelim."

12 Kasım 1949

— Paris:

Avrupa İktisadî İşbirliği İdaresi tarafın­dan yapılan bir etüde göre tohum kullan­mak suretile Avrupa memleketlerinde buğday mahsulünün yüzde yirmibeş art­ması mümkün olacaktır.

Bazı bölgelerde bu artmanın yüzde elli­yi bulacağı da umulmaktadır. Etüdde, Fransa, Avusturya. Belçika, Almanya. İtalya, Yunanistan. Hollanda, Trükiye. Portekiz ve Isviçrenin melez buğday kul­lanarak faydalar temin edebileceği zik­redilmektedir.

Marshall planı geerğînce 20 ton melez to­hum Fransaya getirilmiştir.

Türkiye buğday yetiştiren ve Marshall Plânına dahil memleketler arasında ikin­ci sırada gelmektedir.

İktisadî İşbirliği İdarecisi Paul Hoffman dün Richmond'da beyanatta bulunarak Msrshall Plânının evvelce yapılan pro- -ramdan ileri gittiğini kaydetmiş ve de­miştir ki:

Geçen ay zarfında Avrupa'da elde edilen ortalama istihsal yüzde 5 artmıştır. Bu artış, harbden evvelki nisbetleri yü^de 20 aşmıştır. Bununla beraber harb için- -de görülen istihsaldeki azalmayı telâfi et­mek için birkaç sene çalışmak lazımgelecektir.

Avrupa'ya yaptığımız yardımı 6 ay dur­duracak olursak marshall plânı yürürlü­ğe girdiktenberi elde edilen terakkiler heba olur. Avrupa ve BirleşikAmerika beraber yürüdükleri takdirde Sovyet Rusya'nın tecavüz siyaseti devam edemez

21 Kasım 1949

—Vaşhington:

. Avrupa İktisadî İşbiriği İdaresinden dün bildirildiğine göre, Avrupa kalkınma programından faydalanan memleketlere geçen hafta içinde verilen tahsisat 233 milyon 460.000 egolarayükselmektedir.

Marshall plânı ikinci mâli devresi tahsi-. satı da oya konularak kabul edilmiş oldu­ğu için geçen hafta Ödenen miktar en mühim yekûnu teşkil etmektedir.

Avrupa kalkınma programı çerçevesi içinde verilen tahsisat yekûnu böylece 7 milyar 345 milyon 293.000 doları bulmak­tadır.

30 Kasım 1949

—Ankara:

1949-50 yılı için Avrupa ekonomik işbir­liği sözleşmesine katılan memleketlerde Türkiye lehine sağlanan cem'an 55.300.000 dolarlık tiraj hakları mukabilinde Türki­ye cumhuriyeti merkez bankası nezdin-de Türk lirası ile bir hesabın açılması ve bu hesabın yüzde 95 inin memleketimize dahilî nakdî ve malî istikrarın gelişme veya idamesi, istihsal faaliyetinin . mil­letlerarası ticareti teşvik, Türkiye dahi­linde yeni kaynakların araştırılması ve geliştirilmesi gibi ihtiyaçlar ile dış yar-. dunlarlatahakkukettirilecekprojeve

programların iç finansmanları, Amerika dahalinde ihtiyaç duyulması muhtemel bazı maddelerin Türkiye'de araştırılması veya istihsallerin munzam olarak gelişti­rilmesi, millî borçların ve bilhassa Türki­ye Cumhuriyeti Merkez Bankasına ve sa­ir bakanlara olan borçların itfası gibi hu suslarda kullanılması imkânlarını hazır­lamak üzere Dışişleri Bakanlığı ile An­kara'daki Amerika Birleşik Devletleri Bü-yuk Elçiliği arasında 30 Kasım 1949 ta­rihinde mektup teatisi suretiyle bir an­laşmaya varıldığı haber alınmıştır.

— Paris:

Avrupa İktisadî İşbirliği İdaresi denizaşı­rı yerlerden gelecek seyyahlara^ Avru­pa'nın muhtelif memleketlerinde serbest dolaşmalarını teinin maksadı ile, bu memleketler hudutlarında bazı müsama­ha tedbirleri tatbikine karar vermiştir. Bu seyyahlara bundan böyle, yolsuzluk şüphesi bulunmaması şartiyle, şu haklar tanınacaktır:

— Eşyaları arasında şahıslaramahsusyeni elbise ve çamaşır,

— Ticarî mahiyette olmayıp,seyahatmasrafı olarak azamî 400 dolar, yarım lit­re de lavanta.

— El çantalarında taşınabilecek 400 si­gara ve 500 gram puro.

— 2 şişe şarap veya içki bulundurabi­lecekler,

— Seyyah, muvakkaten,bisikletini it­hal edebilecektir.

1Kasım 1949

—Londra:

Büyük Britanya Avam Kamarası dün ge­ceki celsesinde Lordlar Kamarasını veto hakkını kaldırmak için teklif edilen ta-sarmın ikinci okunuşunda 196 oya karşı 333 oyla tasarının lehinde olduğunu gös­termiştir.

Tasarının kabulü için nihaî oya konul­masının Kasım ortalarında yapılması bek lenmektedir. Bundan sonra İşçi Partisi Avam Kamarası ekseriyetine dayanan İşçi Hükümeti çelik ve demir sanayiinin dev­letleştirilmesi için hazırlanan tasarıyı ele alacak ve kabulü için parlamentoda taz­yikebaşlayacaktır.

Lordlar Kamarasının bu veto hakkını kal­dırmak tasarısı bilhassa çelik ve demir endüstrilerinin devletleştirilmesi gayesi ile hazırlanmıştı.

2Kasım 1949

—Londra:

Dün sabah Birleşik Amerika Temsilcisi Halaby'nin başkanlığında ilk defa Lan-caster House,da "toplanan Atlantik Paktı na dahil 12 devletin silâhlanma komitesi, çalışmalarına öğleden sonra da devam et­miştir. Vazifesi pakta dahil devletlere Amerikan silâhlarının tevziatına nezaret etmek olan komite bu saban tekrar top­lanacaktır.

Bu teşkilâta dahil temsilciler, dün akşam şereflerine ingiltere Savunma Bakanı Alexander tarafından verilen kabul res­minde bulunmuşlardır. Diğer taraftan İngiliz, Norveç ve Dani­marka Genel Kurmay başkanları dün öğ­leden sonra toplanarak Savunma Bakan­larının evvelki günkü toplantılarında in-

celedikler: talimata uygun olarak Kuzey doğu Avrupa müşterek müdafaa plânını hazırlamağa başlamışlardır. Dünkü otu­rumda bu yolda ilk adımlar atılmıştır.

Merkezi Londra'da bulunan Kuzey Doğu Avrupa grupu daimî askerî komisyonu, Atlantik Paktı müdafaasının diğer kesim­lerinde ve bilhassa Akdeniz kesiminde alman tedbirleri gözönünde tutarak bu plânı incelemeğe devam edecektir. İngi­liz. Fransız ve İtalyan Savunma Bakan­ları Akdeniz kesiminin umumî karargâ­hını tesbii için yakında Londra'da topla­nacaktır.

—'Londra:

ingiltere Dışişleri Bakanı M .Bevin, siya­sî, kültürel ve sosyal sahalarda Strasburg Asamblesinin yaptığı tavsiyeleri inceleye­cek olan Avrupa Konseyi Bakanlar Komi­tesinin toplantısında hazır bulunmak üze­re bugün Londra'dan Paris'e hareket ede­cektir. M. Bevin Saha sonra, Batı savun­masının kuvvetlendirilmesine ait tavsiye­leri ve Batı Birliği teşkilatiyle Atlantik Pkati teşkilâtı arasındaki münasebetleri incelemekle görevli Batı Birliği İstişare Konseyinintoplantılarınakatılacaktır.

—Londra:

Atlantik Paktı Kuzey bölgesi komitesi bııgün 2 inci defa olmak üzere Londra'da toplanmıştır. Bu toplantı esnasında İngil­tere Savunma Bakam Alexander ile Nor-Noryeç ve Danimarka Savunma Bakanları

komite merkezi olarak Londra'nın seçilme sine karar vermişlerdir. Bakanlar bu ko­miteyle Atlantik devletlerinin teşkil et­tikleri diğer komiteler arasındaki istişare-usullerihakkındadaanlaşmışlardır.

image003.gifAnlaşmayan İngiliz iktidarı ve mukalefti...

6 Kasım 1949 tarihli «Son Pos­ta* dan :

Attlee hükümetinin iktisadi siyasetine karşı İngiliz umumi efkârmdaki itimadın gittikçe zeval bulmakta olduğunun bir diğer delili de, yalnız bir takım lâfzi ve nazarî tenktlere inhisar etmemesidir. Bu araz daha müsbet ve daha maddî bir sa­haya da intikal etmiş bulunuyor ki, o da

devlete ait esham ve tahvilât fiatlarmda göze çarpan ve terakki halinde bulunan düşüklüktür. Filvaki İngiliz Hazinesi ta­rafından 1945 te piyasaya arzedilmiş olan yüzde iki buçuk faizli devlet tahvilleri, birdenbire, yüzde otuz üç nisbetinde kıy­metlerindenkaybetmişlerdir.

Devlete itimat eden ve kara günler için var ve yoklarını tasarruf halinde bir ke­nara koyan küçük varlık sahipleri için. bu hâdise, çok ağır bir darbe teşkil et­miştir. Nitekim muhalefet, bu hakikati, hükümetin yüzüne çarpmakta tereddüt et-

memiş ve devlet tahvillerindeki düşüklü­ğü, millî gelirin yeni bir paylaşılması şek­linde kabul edemiyeceğini söylemişse de, buna hükümet adına yapılan mukabele; halk kütlelerinin harpten evvelkine na­zaran hayat seviyelerinin daha düzgün bir hale gelmesi bu kadarcık fedakârlığı za­ruri kılar şeklinde bir cevap olmuştur. Bütün bunlardan çıkan netice şudur: ingiliz muhafazakârları; İşçi Partisi gibi istihsalin azamî surette arttırılmasına ta­raftar olmakla beraber sosyal sahada is­raflar yapıldığı kanaatindedirler. Bunla­rın durdurlmasmı istemektedirler. İşçiler ise buna taraftar değildirler. Tek esbabı mucibeleri işsizliğin artması ihtimalidir. Halbuki bu israflar devam ederse ingiliz mallarının maliyeti yüksek kalmakta de­vam edeceği iein satışlar imkansızlaşacak ve işsizlik te. yine ve binnetice kaçınıl­maz bir akıbet olacaktır. Bu da muhafa­zakârların noktai nazarıdır.

ingiliz piyasasının gösterdiği hassasiyete bakılırsa, bu davada, efkarı umumiye da­ha ziyade muhalefetin noktai nazarını ka­bule meyletmiş görünmektedir.

Atom bombası inhisarı kaybedilmesi ile hasıl olan vaziyete göre yeknazarda akla gelen nokta, savaş halinde Amerikan or>-

duîannın derhal yerdımda bulunmaları keyfiyetidir.»

Avrupa ve Almanya'yı ilgilendiren mese­le hakkında da Gaulle, Avrupa'nın bir­liğini dışarıdan tazyik vuku bulmadan gerçekleştirmesi lazımgeldiğini belirtmiş­tir. Bu hususta fikrini daha etraflı bir su­rette acıkhyan De Gaulle şunları söyle­miştir : «Batı Almanya'yı birleştirmiş bir Reich değiİ, fakat tabii olarak Avrupa ca­miasında yer alacak olan bir devletler federasyonu yapmak lazım gelirdi.Fran-sız ve Alman milletleri, Rhur, Sarre ve fabrikaların sökülmesi gibi nazik mesele­leri bas başa halletmeli idiler.»

25 Kasım 1949

— Paris :

24 saatlik umumî grev gece yarısı başla­mıştır. Bilindiği gibi bu tedbire müracaatı evvela çalışma konfederasyonuna dahil Sosyalist temayüilü «İşçi Kuvveti» düşün­müş ve buna büahara aynı konfederasyo­nun komünist temayüilü kısmı da iltihak etmiştir.

İşçiler bütün ücretlilere ayîık bekleme tazminatı olarak 3000 Frank verilmesini ücret meselelerinin serbestçe görüşülme­sini, müşterek mukavele sistemine dönül­mesini ve bu mukaveleler hakkında da hakeme müracaatı mecbur kılan hükümet tasarısının reddini istemektedirler. Gece yarısı başliyan bu grevin memleke­tin ve bilhassa başkentin çehresini tama-miyle değiştireceğine bir çok amme hiz­metlerini akim bırakacağına şüphe yok­tur.

— Paris;

Sabahın ilk saatlerinde grev hareketinin umumî neticelerini tahmin etmek henüz güçtür. Bununla beraber saat 7 de metro tamamiyle durmuşa benziyordu. İstasyonların demir parmaklıklı kapıları kapalıydı. Otobüsler ortada gözükmüyor­lardı. Buna mukabil Paris sokaklarında taksiler ve mutat hilafına sahiplerinin fazla olarak kullandıkları hususi otomo­biller amme ve hususi müesseseler tara­fından personellerini taşımak üzere hiz­mete konmuş vasıtalar ve başkent dahi­linde çalışmaları Amme Hizmetleri Ba­kanlığı tarafından temin edilmiş olan oto­büsler hararetli bir seyrisefer manzarası arzetmekteydi.


2 Kasım 1949

—Roma:

İtalya Başbakanı De Gasperi, istifa eden üç bakanın (Saragat ile Sosyalist Partisin­den iki arkadaşı) yerine yenilerinin tayin edilmiyeceğini bildirmiştir. Boş kalan üç yer hükümetin diğer üyeleri arasında taksim edilecektir. Sosyalist Birliği Partisi öteki sosyalist grupîariyle birleşme proje­lerini incelemek üzere yakında toplana­caktır.

4Kasım 1949

—Roma :

Barış andlaşmasi hükümlrinin tatbikin­den çıkan meselelere bir hal çaresi btılmk için İtalya ile Yugoslavya arasında ya­pılması kararlaştırılan müzakereler bu­gün Chiği Sarayında başlamıştır.

Dışişleri Bakanlığı Sekreter Yardımcısı ve italyan Heyeti Başkanı Giusseppe Brusaca bilhassa: «bugüne kadar yapılan müzakerelerin mesut neticesinin iki mem­leket arasında daha müsmir binr işbirli­ğine temel teşkil etmesi» temennisinde bulunmuştur.

Diğer taraftan Yugoslav Heyeti Başkanı Büyük Elçi Brilej : «Yugoslav heyetinin yapılmakta olan müzakerelerin her iki taraf için de menfaatlerine uygun bir tarzda neticelenmesi temennisiyle Roma'-ya geldiğine »işaret etmiştir.

5Kasım 1949

—Roma :

Dün akşam siyasi bir kaynaktan bildi­rildiğine gb're İtalyan Başbakanı De Gas­peri ile kabineye dahil iki bakan,geçen Pazartesi günü istifa eden üç sosyalist Bakanın vazifelerini muvakketen üzerle-rfine almağa karar vermişlerdir. Bu ba­kanlar, İtalyan Sosyaalistlerinin komünist olmıyan hizipleriarasındaki mücadelele-

rinden doğan durumu aydınlatmak İçin çekilmişlerdi.

Yetkili çevrelelre göre de Gasperi bun­ların iki ay zarfında kabineye tekrar gi­receklerini ümit etmektedir. Çevreler, sos­yalistlerin istifası üzerine boş kalan ba­kanlıkların şöyle tevzi edileceğini bildir­mektedirler : Başbakan De Gasperi En­düstri Bakanlığını, Maliye Bakanı Pella Marshall Planı Bakanlığım ve Devlet Bakanı Corbellini Bahriye Bakanlığını deruhdeedeceklerdir.

9 Kasım 1949

—Roma :

İtalyan Başbakanı De Gasperi, italyan Sosyalist Partisi Parlamento Gmpunun kendisine yaptığı ziyaret esnasmdaa de­meçte bulunarak, Ocak başında İtalyan Sosyalist Partisinin Kongresinden sonra bakanlılarda bir değişiklik yapmak niye­tinde olduğunu teyit etmiştir;

15 Kasım 1949

—Roma:

Başkan Truman'm özel uçağı İndepen-dence ile Washington'a giden İran Şahı Muhammet Riza Pehlevî bugün saat (Gmt) 13.25 de buraya gelmiştir. Şah hava alanında Birleşik Amerika'nın Roma Bü­yük Elçisi James Dunn ve İtalyan Dışişleri Bakanlığı Protokol Müdürü Marguis Ta-liani tarafından karşılanmıştır.

26 Kasım 1949

—Roma :

İtalyan Dışişleri Bakanı Kont Sforza dün «vazifemiz Somali'de mutlak nizamı ida­me ettirmektir. Yoksa Birleşmiş Milletler adına idare edilen bir memleket için dü-sümüemiyecek olan askerî hereketlere tevessül etmek değildir...» diyerek bir­kaç gündenberi Roma'da Somali'ye gön­derileceği söylenen sözde seferi birliğe dair söylentilere son vermiştir.

Yok, eğer, bu vesayet, italya'nın müs­temlekecilik mazisinin yüzü suyu hür­metine verildi ise, yine büyük hatâya dü­şülmüştür. Çünkü, Somalinin kapı kom­şusu Habeşistan! istilâ etmek için faşist İtalya'nın kullandığı zehirli gazların pis kokusu hâlâ burnumuzdadır.

Görülüyor ki, hangi bakımdan mütalea edilirse edilsin, Somali halkını yine İtal­yanlarla karşı karşıya bırakmak, hatânın ta kendisidir. Kaldı ki, eski İtalyan müs­temlekelerinin tekrar İtalya'ya şu veya bu şekilde iade edilmesini Sovyet delege­leri de uzun zaman müdafaa etmişlerdir. Onlarınistediğişey.gerimemleketlerin

beceriksiz unsurların eline düşerek ak-sülâmeller ve dahilî karışıklıklar içinde çalkanmasıdır.

Bu sütunda fırsat düştükçe belirttiğimiz gibi, İtalya için en salim ve faydalı siya­sî hayat, ancak kendi çizmesinin içinde­dir. İtalya, ne zaman çizmenin dışına çık­tı ise daima hüsranla karşılaşmıştır. İtal­yan mlleti. san'atkâr ruhlu ve çalışkan­dır. Ona hudutlar dışında birtakım vazi­feler vermek, çizmenin içindeki bazı po­litikacılarınistinasımarttırmak olur. Büyük insanlık idealine samimî olarak inandığımız ve faaliyetini yürekten tak­dir ettiğimiz Birleşmiş Milletler Kurulu­nun Somali hakkındaki kararını pek tu­haf bulduk. Ümti ederi' ki, tarih teekrrür etmez!

5 Kasını 1949

— Londar:

Belçika Kralı Leopoİd'ün Ocak ayı bida­yetinde Brüksel'e dönmesi muhtemeldir. Fakat Leopoold'ün geri dönmesine muha-lil olanların en başında bulunan Belçika Sosyalistleri tehdidlerini kuvveden fiile çıkarırsa Belçika'ca 'bazı karışıklıklar zuhur etmesi ve hatta umumi grev vazi­yetiolmasımümkündür.

İyi haber alan amahfilierde Kralın mem­lekete dönüp dönmemesi mevzuunda ya­pılacak bir plebisitte Kraî Leopoİd'ün hiç olmazsa oyların yüzde 50 sini alacağı ka­naati hakimdir. Bir çok müşahitler de oyların takriben yüzde 60 mm Kralın geri dönmesi lehinde kullanılacağı fikrin­dedirler. Girift bir meseleyi aşın derecede basit bir şekle sokmanın arzettiği tehli­kelere rağmen Belçikablar'm yüzde 60 ı-nın Kralın geri dönmesini istediği söyle­nebilir. Yüzde 40 ı ise aleyhtedir.

Bu yüzde nispeti memleketteki din ve siyasî görüş ayrılıkları ile mutabık bu­lunmaktadır.

Beiçikaa'da Katolik Flamanlarla Fransız­ca konuşon Valonlar arasında Kralın lehinde ve aleyhinde olanlar mevcuttur. Memlekette ekseriyeti -teşkil eden Kato­lik Flamanların adedi yüzde 60 nispetin­dir. Bütün Katolik Flamanlar Kralın geri dönmesi lehinde oy vermiyecekleri gibi bütün Volanlar da oylarını Kralın aleyhinde kullanacak değillerdir. Flamanların ekseriyeti Katoliktir ve ço­ğu tarım işleriyle meşguldür. Fakat ara­larında Katolik -Sosyalistler pek azdır. HalbukiVolanlarınçoğusınaisahada

çalışmakta ve Sosyalist Partisini destek­leyen en kuvvetli elamanları ihtiva et­mektedir.

Sosyalist Partisi liderleri, Kral Lecpold Belçika toprağına ayağını bastığı anda grev ilan edeceklerini bildirmişlerdir. Sosyalistlerin kanaatince Kral, ancak tahttan feragat ettiğini bildirmek üzere Brüksel'e gelebilir.

Öte yandan Belşika Katoliklerine mensup bir kaynaktan açıklandığına göre plebi­sitte Kral oyların ancak yüzde 60 mı ka­zansa bile gittiği bütün yerlerde, geçtiği ner sokakta, her keşçe alkışlanacaktır. Kral Leopald'un memlekete dönmesine Sosyalistlerin itiraz etmelerini mü­him saikîerden biri nadiren münakaşa mevzuu olmaktadır. Kralın aleyhinde olanların çoğu. Almanlarla a işbirliği» yapmakla ittiham edilmiştir- Adamın kızı ile evlendiğini, harp esnasında Almanlara yardım eden bir çok Belçikalıların tara­fını bilkuvve iltizam ettiğini söylemekte­dirler.

Meseleyi bu zaviyeden görenler mem­lekete döndüğü takdirde Kral Leopoİd'ün « İşbirlikçilerle» beraber kendisini temize çıkarması gerektiğin fikrindedirler. Filha­kika Belçikalı »İşbirlikçilerin» bir kısmı muhakeme edilmelerini beklemekte, diğer­leri ise mahkumiyet müddetlerini doldur­mak üzere hapiste yatmaktadırlar. Kral taraftarları ise,Kraî Leopold'üngeri dön­mesine mani olmak maksadiyle yapıla­cakherteşebbüsünanayasayaaykırı

olacağını belirtmektedirler. Bunlar Leo­poİd'ün Kral sıfatiyle mevkiinin sarsıl­ması için anayasayı tadil etmek gerekti­ğini ilâve etmektedirler.

Fakat naiblik idaresi altında anayasayı tadil etmek imkânsızdır. Bu itibarla yaldız Kral, şahsi teşebbüsü ile kendi vaziye­tini değiştirebilir ve bunu yapıncaya ka­dar krallık meselesi çıkmazda kalmakta devam edecektir.

Kral Leopold ile Başbakan Gaston Eys-fcens tarafından yayınlanan ve plebisit neticesinde oyların en az yüzde 55 ini ka­zanmadığı takdirde tahtından feragat ede ceğini bildiren müşterek beyanname Bel­çika'da anayasaya hükümleri bahsinde ve

en uzun süren buhranı atlatmak maksadıyle şimdiye kadar başvurulan ük esas­lı tedbiri teşkil etmektedir.

7 Kasım 1949

— Brüksel:

Belçika Sosyalist partisi, kıral Leopold'ün Memlekete dönmesine karşı hangi ka­naatte olursa elsun bütün vatanperver­lerle müştereken ve bütün kuvvetile mü­cadele edeceğini teyit etmiştir. Kiralın Belçika tahtına avdetine karşı mücadele etmek, Belçika'nın siyasî şerefini koru­mak ve harpteki müttefiklerine sadakati­ni ispat etmektir, diyen bir karar sureti sosyalist partisinin senelik kongresinde ittifakla kabul edilmiştir.

— Viyana:

Batılı çevrelerden bildirildiğine göre, Çe­koslovakya İçişleri Bakanı 50.000 çek va­tandaşın tevkifini emretmiştir. Bunlar millî istihsalin arttırılması için mecburî çalışma kamplarında hizmet görecekler­dir Aynı kaynaklara göre, bu tevkifler, ağır endüstri ve uranium madenleri is­tihsalinin tatmin edici olmadığı hakkında

Rusya'nın yaptığı şikâyetler üzerine ya­pılmıştır. Batı memleketlerindeki şahsi­yetlerin tahminine nazaran, şimdiye ka­dar çalışmaya -mecbur tutulan kimseîerin sayısı yüzde 25 i kadın olmak üzere 10.000 dir. Aynı şahsiyetler, bunlardan 8.000 nin halen uranium madenlerinde çalıştıkları­nı sanmaktadırlar. Diğer taraftan 50.000 kişinin tevkifine ait plânın bu sene sonu­na kadar tatbik edileceği tahmin ediliyor.

Bir nutuk...

Yazan:Nadir Nadi

ı Cumhu-

8 Kasım 1949 tarihli riyet» ten:

7 K^sım ihtilalinin 32 yıl dönümü vesi­lesi ile Başbakan yardımcısı Malenkaf'un îrad ettiği nutku yorumlayan muharrir şöyle demektedir.

Şöyle yorumluyoruz: Malenkofun hasre­tini çektiği barış, bizim anladığımızdan bambaşka bir şeydir. O «kimsenin topra -ğmda gözümüz yok» derken de «her mil­letle iyi geçinmek istiyoruz, etrafımız dost devletlerle çevrilmiştir» derken de bu basit mefhumlara pek aykırı manalar vererek konuşuyor. Gerçekten, Kremlin zihniyetine göre Polonya, Çekoslovakya, Macaristan, Romanya, Bulgaristan tama-mile hür milletlerdir. Bunların toprağın­da Sovyet Rusyanin kat'iyyen gözü yok­tur ve bu devletler yürekten birer Mos­kof dostu olmuşlardır. Nutkun birinci kısmının manası budur, ikinci kısım, daha ziyade istikbale aiddir ve Sovyet politikasının mahiyetini apa­çık ortaya koymaktadır. Sayın yardımı-ı Malenkof'a göre bütün dünya er ve geç bu hale gelecek gelmek istemezse, Sov­yet Rusya harble veya ihtilâlle onu yola getirmeyi bilecektir. Neden mi? Çünkü Lenin vaktîie böyle söylemiştir ve günkü cnlar bugün böyle istemektedirler.

Bir bayram günü söylenen bu saldırıcı sözlerin dünya basınında iyimser bir ha­va uyandıracağını sanmamakla beraber bu sözlerin bir gün gerçekleşeceğine de mutlaka inanmak lüzumunu duymadığı­mızısöylemekisteriz.

Nazariyelere aldanmıyalım, realiteye ba­kalım: Birinci Cihan Harbi Sovyet Rus-yayı doğurmamış. Sovyet Rusya kisvesi altında eski Çarlık Rusyasını ihya etmiş­tir (tarihin hiç bir devrinde görülmedik bir şiddetle) İkinci Cihan Harbi de Orta ve Güney Doğu Halk Cumhuriyetlerini yaratmamıştır. Tersine, bu milletleri Rus istilâsına uğratmıştır. Yani ortada Mar-ks'ın veya Lenin'in tahmin ettiği gibi her hangi ideolojik bir gelişmeden eser yok­tur. Böyle bir şeye inanmak için beşinci yüzyıl Barbar yayılmalarının da ideolojik bir temele dayandığını kabul etmek ge­rekir. Şu halde bugüne kadar vâki olmı-yan bir hâdisenin Üçüncü Cihan Harbi ile tekemmül edeceğini nasıl ileri sürebi­liriz? Bu gidişle bir Üçüncü Cihan Harbî bir gün elbet patlak veercektir. Fakat bizce o gün Malenkofun nutkunda ima edildiği kadar yakın olmadığı gibi, böy­le bir harbin neticesi de sayın yardımcı­nın Lenin'i yorumlayarak yaptığı tah­minlere mutlaka uygun çıkacak değildir. Hak oyunu üçtür derler ama üçüncüde ne olacağı bilinmez.

Kasım 1949

— Paris :

Bükreş'ten gelen haberlere göre, Roman­ya'da Batı devletlerinin, komünist reji­mine rağmen, prestiji son günlerde bir kere daha belirmiştir: Bükreş'in en' bü­yük salonu olan Scaîa Sineması, Stendhal-in eserinden alınan«Parme Manastırı»

adındaki Fransız filmini göstermeğe baş­lamıştır.Mutadücretlerin üç mislibir duhuliye tespit edilmiş olmasına rağmen halk bu filme büyük bir rağbet göstermiş, Rus filimleri gösteren öbür sinemalar boş kalmıştır. On gün sonra yukarıdan veri­len bir emirle filmin ilanları ortadan kal-dırılmışsa da halkın tehacümü devam et­mektedir.

Disiplin gerçi iyi bir şeydir; Amma haki­kati de gizlememesi lazımdır.»

İktisadi abluka bazı güçlükler yaratmıştır. Fakat müsait bir tarzda ilerlemeğe de­vanı ediyoruz.

Tito ve Stalin arasındaki ihtilafın haki­ki sebebi, Rusya'nın Yugoslavya'yı ikti-saçfen ve siyasî bakımdan boyunduruk altına almak hususundaki teşebbüsü ol­muştur.

12 Kasım 1949

—Belgrsd :

Mareşal Tito, Yugoslav gazetecilerine yap­tığı bir demeçte, Rusya'nın Yugoslav birliğini bozamiyacağmı belirtmiş, kendi­sinin bütün dünyada taraftar kazandığını teyit etmiş ve «dünyadaki ilerleyici kuv­vetler, savaşımızda haklı olduğumuzu gittikçe taktir ediyorla»r demiştir.

—Londra:

Mareşal Tito, Yugoslavya ile Arnavutluk arasındaki dostluk ve karşılıklı yardım andlaşmasmi bu akşam feshetmiştir. En­ver Hoca hükümetine verilen Yugoslav notası, Arnavutluğu hudud hâdiseleri çı­karmak, casusalr göndermek ve kötü ni-

jetli siyasî manevralara başvurmakla it­ham etmiştir. Yugoslav notasında şu hu-saslar da belirtilmiştir. «Çok sabrettik, fakat tahammülün de hududu olduğun­dan sonunda bu yolda harekete mecbur kaldık.»

Siyasî çevreler Yugoslavya'nın Rusya'nın baskısı altında bulunan memleketlerle dostluk andlaşmalanni feshetmek husuun-la teşebbüsü ilk defa ele almış olduğunu kaydetmekte ve şöyle demektedirler: «Bu hareketiyle Yugoslavya, Sovyet ko­münist alemi ile olan son bağım dakopar-mıştir. Şimdi Arnavutluk gayet müşkül bir mevkide bulunmaktadır. Esasen ko-minforma dahil olmıyan bu memleketin Rusya ile bir andlaşması yoktur.

Diğer taraftan her ne kadar Arnavutlukla Bulgaristan arasında bir dostluk ve kar­şılıklı yardım andlaaşması mevcut ise de coğrafi vaziyet Sofya Hükümetinin Enver Hocaya yardım yapmasına manidir.

Tamamiyle tecrit edilmiş olan Arnaavut-lıik'ta komünist idarenin asaayişi temin edemediği ve yer yer isyanlar çıktığı da bildirilmektedir. Bu arada dağlık arazide teşkil edilen çetelere Tito'mın silâh ve cephane gönderdiği de söylenmektedir.

Tito teşebbüsü ele aldı...

13 Kasım 1949 tarihli «Gece Pos­tası» ndan:

Yugoslavya ile dostluk muahedeleri şimdi­ye kadar hep Rus peyki devletler taraf ın--dan feshedilirken, bu defa Tito teşebbüsü ele almış ve Arnavutluk - Yugoslavya dostluk paktını feshetmiştir. Bu, Tito'ıîun söylediği demeçte belirttiği gibi, Yugoslav­ya'nın demir perde dışında sağlam bir mevki ihraz ettiğini, Birleşik Amerika ve ingiltere tarafından esaslı surette destek­lendiğini arük Rusya karşısında Tito'nun yapayalnız kalmadığını gösteren dikkate değer bir hâdisedir. Tito, Rus boyunduru­ğundan sıyrılmakla ve müstakil bir politi-"İta takip etmekle dahilî rejimi ne olursa olsun demokrasi âlemine şahsiyetini kabul ettirmiş, Birleşik Amerika ve İngiltere'nin büyük sempatisini kazanmıştır.

Demir perdede Yugoslav gediği, muhak­kak ki, dünya barışına çok hizmet etmiştir. Zira mütemadiyen yayılmak temayülü gös­teren Slav seli, Tito şeddine çarpınca bir­denbire duraklamıştır. Moskova, artık ya­yılma politikasını ikinci plâna bırakarak, peyk memleketlerde yeni «Tİto» ların mey dana çıkmasını önlemekendişesine düş-

müş, o memleketlerdeki komünistler ara­sında temizlik hareketlerine girişmiştir. Eğer demir perdede Tİto gediği açılmasa idi, Moskovanm yeni maceralar peşinde koşması ve demir perdeyi daha ileri hat­lara götürmek üzere çılgın teşebbüslere geçmesi muhtemeldi. Bu maceraların bu­gün arızısın milletlerarası ihtilâtla netice­lenmesi de muhakkaktı.

Yugoslav - Arnavutluk dostluk andlaşma-smm feshinden sonra, zaten Yugoslavya ile Yunanistan arasında sıkışıp kalmış ve demir perdeden coğrafî bakımdan tecrit edilmiş bulunan Arnavutlukta çok dikka­te değer hâdiseler beklenebilir. Arnavut­luk halkı, Enver Hoca rejiminden mem­nun değildir. Dahilde baş kaldırma vak'-aları olduğunu belirten emareler mevcut­tur. Enver Hocanın bir gün tası tarağı top-İıyarak Tiran hava alanından Moskovaya kaçması çok muhtemeldir. Bu, Birleşik Amerika ve ingiltere Politikasının, muhak­kak ki, Balkanlarda ikinci zaferini teşkil edecektir.

Birleşik Amerika ve ingiltere, Titoyu des­teklemekle çok realist bir politika takip ettiklerini isbat etmişlerdir. Bu politikanın müsbet meyvaları şimdiden toplanmağa başlamıştır.

Arnavutluğunkurtuluşsaati yakhşiyor...

17 Kasım 1949

Tito'nun, Yugoslavya - Arnavutluk dost­luk andlaşmasım feshetmesini bu sütunda tahlİi ederken, artık Tito'nun teşebbüsü ele aldığını, Yunanistanla Yugoslavya ara­sında sıkışıp kalmış ve Rusya ve peyklerle coğrafi bakımda münasebeti kesilmiş bu­lunan Arnavutluğun nazik duruma düştü­ğünü, Enver Hoca için Moskova'ya kaç­maktan başka çare kalmadığını yazmıştık. O gündenberi muhtelif yabancı kaynaklar­dan gelen haberler - bu arada Nafen Ajan­sının verdiği uzun bir haberi kanaatimizi teyid etmiş ve demir perdede ikinci bir ge­dik açılmasının artık kat'î olduğunu bil­dirmiştir.

Arnavutluğun kızıl rejimin boyunduru­ğundan kurtulması, Birleşik Amerika ve İngiltere'nin demir perdeye karşı takip et­tikleri politikanın ikinci muvaffakiyetini teşkil edecektir. Birleşik Amerika ve in­giltere ilk muvaffakiyeti Yugoslavyada el­de etmişlerdir. Tito ile Kominfonnanm arası açılınca bu hâdiseden realist bir gö-

rüşle faydalanmasını bilmişler ve Tito'yu destekliyerek demir perdede açılan gediğin Rusya tarafından kapatılmasına mâni ol­muşlardır. Bu, şüphesiz ki, peyk memle­ketlerde için için kaynayan Rusya'ya kar­şı istiklâl cereyanına hız vermiştir. Peyk memleketlerde Rus boyunduruğundan kur tuluş saatini dört gözle bekliyenlere cesa­ret telkin etmiştir.

Balkanların huzur ve sükûna kavuşması ve Rus boyunduruğundan kurtulması, ha­kikî demokrasi dünyasının harp sonu ga­yelerinden biridir. Bu bölge, kızıl tahak­kümden kurtulmadıkça, dünyanın hakikî barışa kavuşması imkânsızdır.

Gelecek günler Arnavutlukta mühim hâ­diselere gebedir. Tiran Hava Meydanında hususî bir uçağın Moskovaya hareket et­mek üzere Enver Hocanın emrinde alesta durduğunu anlamak için kehanete lüzum yoktur.

Arnavutluktan sonra, elbette ki, sıra Bul­garistan, Romanya, Çekoslovakya ve Po-lonyaya gelecektir. Demokrasiler mahir siyasetlerile, oralardan da Rus nüfuzunun çekilmesini temin edeceklerdir.

Bekîiyelim ve hâdiseleri dikkatle takip. edelim.


Iran Şahımın seyahati...

20 Kasım 1949 tarihli «Hürri­yet» ten:.

İran Şahı Majeste Rıza Pehlevî toprakla­rımızın üzerinden uçarak Amerika'ya git­ti. Amerika'da kendisine güzel bir kabul yaptılar. Kendisi de parlak beyanatlarda bulunarak memleketindeki demokrasiden bahsetti ve İran'ı Amerikalılara tanıtmağa çalıştı. Iran Şahı Hazretleri geçen sene de topraklarımızın üzerinden uçarak Avru­pa'yı bir seyahat yapmış ve İngiltere, Fran sa, isviçre ve italya'ya varıncaya kadar bir çok memleketleri ziyaret etmişti. Sık sık topraklarımızın üzerinden uçarak gezintilere çıkan Şah Hazretlerinin henüz bizi ziyaret etmek akıllarına gelmedi. Bizi tahattur buyursalardı kendilerini seven bir millet olduğumuzu ve tepeden görmeğe alıştıkları komşularının Avrupa'da Rus­ya'dan sonra en kuvvetli orduya sahip bir devlet olduğunu görürlerdi.Nedense Şah

Hazretleri olduolası Türkiye'nin mevcudi­yetinden âdeta bihaber imiş gibi hareket ediyorlar. Vakıa kendi ordularının meka-nize bir ordu olduğunu işitiyoruz ve Rus istilâsını da kendi vasıtaları ile püskürt­meğe muvaffak olduklarını duyuyoruz. Yi­ne biliyoruz ki kendi kuvvetleri ne kadar muazzam olursa olsun. Türkiye'nin kom­şuluğunu taninaamazlıktan gelmek için bir sebep teşkil etmez. Biz kendi hesabımıza Türk ve Iran dost-luğunnu nihayet tahakkuk etmesini arza ediyoruz. İki Müslüman Devletin ittifakın­dan ilerisi için büyük fayda bekleyenler­deniz. Bundan dolayı Iran Şahı ve İmpa-toru Rıza Pehlevî Hazretlerinin bize'uğra-madan dünyayı dolaşmasına üzülüyoruz. İnşallah Amerika dönüşü bizi de ziyaret etmek suretiyle gönlümüzü alırlar ve Tür­kiye ile iran'ın dost olabil e çeklerini dün­yaya ilân ederler. Pederleri merhumun Atatürk'le beraber diktikleri dostluk ağa­cının artık meyve vermesini istiyoruz.

1 Kasım 1949

— Telaviv:

israil ve Ürdün. Kudüs'ün taksimi ve Fi­listin harbinin sona ermesinitemin için müzakerelere başlamışlardır. Müşahitler bu toplantıların sulhle netice­lenebileceğim söylemektedirler. Bu müzakerelere Birleşmiş Milletler temsilcileri iştirak etmemektedir. Bildirildiği­ne, göre toplantılar çok iyi neticeler vere­cek bir şekilde gelişmektedir. Yine iyi ha­ber alan kaynakların bildirdiğine göre, ka-tolikler için mukaddessayılan1950 yılı içinde Kudüs ve diğer mukaddes mahalle­ri katoîiklere daha kolaylıkla ziyaret edi­lebilir bir hale getirmek meselesi de bahis konusu edilen mevzular arasındadır.

1 Kasım 1949

—Kahire:

Suriye Dışişleri Bakanı ve Arab birliği si­yasî konseyindeki Suriye heyeti Başkanı Nazım El Kudsi. 1 Kasım toplantısında Arab birliğinin bilhassa arab memleketle­ri arasındaki kollektif güvenlik paktı hu-sundaki çalışmalarından memnun olduğu­nu söyleyerek bunu Batı memleketleri ara smda akdedilen aynı yoldaki anlaşmalarla mukayese etmiştir.

Filistin meselesi karşısında arab birliğinin durumu ve birliğin İsrail hakkında alması muhtemel tedbirler hakkında gazetecilerin sorduğu suallere karşı Bakan herhangi bir beyanatta bulunmağı reddederek birlik üyelerinin kararlaştırdıkları tedbirler hak­kında ketumiyeti muhafaza edeceklerini söylemiştir.

6 Kasım 1949

—K?_hire:

.Hüseyin Sırrı Paşa ve Kabine üyeleri bu-

gün Mısır Saylavlar Meclisini feshetmeye karar vermişlerdir. Genel seçimlerin 1550 senesinin Ocak ayında yapılacağı bildiril­mektedir.

—Kahire:

Mısır'da bu mevsimde görülmemiş dere­cede bir sıcak dalgası hüküm sürmektedir. Dün ısı derecesi 34 dü bugün 37 dir. Şiddetli fırtınalar yukarı Mısır'da, bilhassa Esna bölgesinde birçok tahribata sebep ol­muştur. Luksor ile Assuan arasında şose ve demiryolu münakalâtı durmuştur.

27 Kasım 1949

—Kahire:

Seçim mücadelesi bütün Mısır'da resnvm açılmıştır. 3 Ocakta 21 yaşından büyük bü tün Mısır'hlar beş sene müddet için 319 saylav seçeceklerdir.

Amerika'nın hükümetleriyle akdet­mek tasavvurunda bulunduğu andlaşma-nın birer nüshasını almışlardır. Bununla beraber bu diplomatlar, kendi aralarında bir toplantı yapmamışlardır.

Diğer taraftan Dışişleri Bakanlığınca bil­dirildiğine göre, bütün teferruat tespit edilmeden -bu ancüaşmalarm metinleri yaymlanmıyaeaktir.

Andlaşmanm başlıca maddeleri. Birleşik Amerika tarafından verilecek silâhların Atlantik Bölgesinin müşterek savunması için istimal edileceği taahhüdüne müteal­likbulunmaktadır.

—Washington :

Amerika'nın Atlantik Paktı memleketle­rine vereceği 1.314.000.000 dolarlık silâh yardımı ile verilecek teçhizatın kullanıl­ması için Amerika Birleşik Devletleri ve sekiz Atlantik Paktı memleketi iki ta­raflı andlaşmalar hazırlamak için müza­kerelere başlamışlardır.

Sekiz Atlantik Paktı memleketi temsilci­leri Amerikan Dışişleri Bakanlığına davet edilmiş ve ayrı ayrı olarak Bakanlıktaki askeri yardım temsilcisi ile müzakereler­de bulunmuşlardır. Bu toplantılarda Dış­işleri Bakanlığında Walter Surrey sekiz memleketin temsilcilerine Amerika Bir­leşik Devletlerinin teklif ettiği andlaşma-ların taslaklarını vermiştir.

Bu sekiz memleket şunlardır : İngiltere, Fransa, Belçika. Hollanda, Lük-semburg. Norveç, Danimarka ve İtaalya. Atlantik Paktına dahil olan diğer iki üye memleket İzlanda ve Portekiz silâh-yardimi istememişlerdir.

5 Kasım 1949

—Washington :

İran Şahı Riza Pehlevi Bu ayın 16 sında saat 16 da Washington'a geldiği zaman kendisini Cumhurbaşkanı Truman kar­şılayacaktır.

Şah, Amerikanın sivil erkânı tarafından karşılandıktan sonra Traman'm şerefine vereceği ziyaf.ette bulunacak ve geceyi Cumhurbaşkanına ait Blair Hause'da ge­çirecektir. Ertesi gün Şah Anna Polis BahriyeMektebiniziyaretedecekve

Dışişleri Bakanı Acheson'un şerefine ve­receği ziyafette hazır bulunacaktır. 18 Kasım günü Washington'un başlıca abi­delerini ziyaretle geçirecektir. Aynı gün Şah General Bradley ve Kara. Deniz ve Hava Orduları Kurmay Başkanlariyle gö­rüşecek ve Cumhurbaşkanı Truman'm şerefine bir ziyafet verecektir. Newyork'-da ayın 20 ve 21 inci günü Şahın şerefine resmi kabuller tertip edilecektir. Ertesi yün Şah Princeton Üniversitesine gidecek ve 23 Kasımda Westpoint Askeri Akade-mesinde bulunacaktır.

Ayın 24 ünde İran Şahı Hyde . Park.da Eoosevelt'in mezarına bir çelenk koya­caktır. Bilahara Birleşik Amerika'nın başlıca sanayi merkezleriyle Fortknot Askeri Kampını ziyaret edecektir.

S Kasım 1949

—Washington :

Dün burada Kordiplomatik için müşkül bir vaziyet hasıl olmuştur. Diplomatlar Sovyet Sefaretindeki kabul resmine git­meden evvel Paris'e hareket edecek olan Dean Acheson'u teşyi için hava meyda­nına gitmişlerse de uçakta bir arıza çıktığı söylenmiş ve yeni bir uçak hazırlanınca­ya kadar Amerikan Dışişleri Bakanının hareketi tehir edilmiştir. Bunun üzerine Kordiplomatik mensupları, Sovyet Sefa­retine gitmek veya Dean Acheson'u bek­lemek şıklarından birini seçmek zorunda kalmışlardır. Neticede bu müşkül vazi­yetten şu hal çaresiyle kurtulmuşlardır: Diplomatlar derhal Sovyet Sefaretine gitmiş ve süratle bir kadeh içki içerek vaktinde tekrar hava meydenma dön­müşlerdir.

—Newyork :

Bugün Birleşik Amerika'da bilhassa Newyork Eyaletinde yapılacak seçimlere büyük bir ehemmiyet atfedilmektedir. Bu seçimler sadece, adayların şahsiyeti dolayısiyle değil 1950 seçimlerinde kendi­ni gösterecek temayülleri belli etmesi iti­bariyle de mühimdir. Bilindiği gibi gele­cek sene Ayanın üçte biri ve Temsilciler Meclisinin tamamı intihap edilecektir.


Haftaymda Şah sahaya çıkmış ve alkış­lar arasında takım kaptanının kendisine verdiği altın bir heykeli kabul etmiştir. Takımlar halkı selâmlarken "rah rah rah Şah"diye bağırmışlardır.

21 Kasım 1949

— Waşhington:

İlk renkli televizyon neşriyatı bugün Amerika'da yapılacaktır. Şimdiye kadar muhtelif radyo ve televizyon kumpanya­larının yaptıkları tecrübeler üzerinde muhtelif münakaşalar olmuştu. Bugün ise ilk defa halk renkli televizyonu gÖ-rebilecektir.

— Waşhington:

Sovyet Rusya dahil olduğu halde, otuz devlet dışişleri bakanlarına göndermiş olduğu şahsi mesajda, Dışişleri Bakam .Achesoıı Mukden'dekİ Amerikan Konso­losluğumensuplarınakarşıgüdülen

muamelenin uyandırdığı endîşeyi, Pekin­deki en yüksek Çin makamlarına bildir­melerini kendilerinden istemiştir.

Mesajında, Acheson Mukden konsolosu Agus Ward'm maruz kaldığı muameleyi ciddi bir lisanla takbih etmekte ve bunu "milletlerarası münasebet prensiplerinin açıktan açığa ihlali suretinde adlandır­makta dır.

24 Kasım 1949

— Waşhington:

İaşe ve Tarım teşkilâtı halen devam eden toplantıları esnasında, İspanya'nın aday­lığını incelemeyi gizli oyla reddetmiş ve Amerikan Delegesinin itirazlarını nazarı itibare almamıştır. Şimdiki halde teşki­lâta İspanyanın kabulü talebi hakkında hiçbir karar verilmemesini tavsiye eden komitenin bu teklifi 11 çekinser ve 19 muhalifekarşı29oylakabul edilmiştir.

image004.gif4 Kasım 1949

— Hong-Kong :

Komünist Çin küvetleri önünden kaçan miliyetçi çin askerleri bugün kütle helinde Hong-Kong'a hemhudut olan Portekiz sömürgesi Macao'ya girmekteydiler.

Savaş bölgesini tahliye köylüler, kaçmakta olan kat etmekte idiler.

Portekiz nöbetçileri, hududu aşan asker­lerin silâhlarını almakta ve kendilerine sömürge dahilinde dolaşmak müsaadesini vermektedirler.

Milliyetçi topçu, komünistlerin ilerleme­sine mani olmak için durmadan ateş aç­maktadır. Komünist kuvvetler bu bölgede ilk defa olarak müliyetçi hava kuvvetle­rinintaaruzunauğramışlardır.

4 Kasım 1949

— Washington:

Amerika'nın her tarafında gazeteler, En­donezya'nın istiklâline kavuşmasını sağlı-yanandlaşmayialkışlamaktadırlar.

Su olayın dünyanın sulh ve refahına yar­dım edecek olan sağlam bir adım olduğu­nda umumiyetle ittifak edilmektedir. Ga­zeteler yeni Cumhuriyetin müşkülat ve tuzaklarla karşılanacağını ihtar etmekte fakat gazete müdürlerinin ekseriyeti iyimser görünerek bu zorlukların yenile­ceğineinanmaktadırlar.

New-York Times kısmen şöyle demekte­dir :

Bütün demokrat milletler Endonezya Eirleşik Devletini büyük bir sevinçle karşılamaktadır. Acı tecrübelerle karşı­laşmış olan bugünkü dünyamız milletler­arası büyük konulardan birinde olsun, bu suretle terakki görmekle saadet duy­maktadır.

5 Kasım 1949

— Londra :

Doğudana gelen haberlere göre, yeni ku­rulan Endonezya Cumhuriyetini yıkmak için Kızıllar şiddetle faaliyete geçmişler­dir. Muhabirler Kızılların şimdiki halde en fazla Cava Adasında faaliyet göster­diklerini, fbeyannameler dağıttıklarım bi] dilmektedirler.

Endonezya'daki komünistler tek bir cep­he teşkiline çalışmakta ve Hollanda ile anlaşmaya varan Endonezya Cumhuriye­tini yıkmak için gayret sarfetmektedirler. Güney. Doğuya doğru inmek emellerinden vazgeçmemiş olan Kremlin'in bu komü­nistleri kışkırttığı ve bunlara yardımlarda bulunduğu zannedilmektedir. Diğer ta­raftan Birleşik Amerika Hükümetinin de Endonezya Cumhuriyetini desteklemeğe kararverdiği ilâveedilmektedir.

20 Kasım 1949

— Batavya :

Java'nm Doğusunda Porteng ve Malang bölgelerinde 3 gündenberi muntazam Cumhuriyetçi birliklerle Komünist Li­deri Yaraby Warrouk'un komutası altında bulunan iki tabur arasınd aşiddetli savaş­lar ceryan ettiği cumhuriyetçi bir kay­naktan bildirilmektedir.

Savaş, âsi birleklerin Albay Sungkono'-nun emirlerini dinlememesi üzerine pat­lak vermiştir.

Sungkono, Java'nm Doğusunda mevki tutmuş bulunan cumhuriyetçi birliklerin komutanıdır. Daha ilk çarpışmalarda her iki taraftan 250 kişi ölmüş veya yaralan­mıştır. Savaş devam etmektedir. Fakat cumhuriyetçilerin duruma hakim olduk­larıanlaşılmaktadır.

Porong bölgesinde bulunan Hollandalı'-lar müdafaalarını takviye etmekle bera­ber savaşlara iştirak etmemişlerdir.

1Kasım 1949

PAKİSTAN — Karaşi:

Pakistan Devlet Bakanı M. A. Gurmaan dün istifa etmiştir. Eski bakanın bazı ya­bancı memleketlere diplomatik bir seya­hat yapacağı resmi tebliğde bildirilmişse de bu seyahatin gayesi açıklanmamış­tır. İyi haber alan kaynakların bildirdi­ğine göre, Gurman takriben yirmi kadar memlekette Başbakan Liyakat Ali Han'ın şahsitemsilcisiolacaktır.

2Kasım 1949

PAKİSTAN — Londra :

Pakistan Müslüman Birliği Başkanı Ha-lidüzzaman, bugün beyanatta bulunarak memleketine dönerken Türkiye'yi ziyaret edeceğini bildirmiştir. Bilindiği gibi Müs­lüman Birliği Başkanı Orta Doğuda bir seyahate çıkmış ve Türkiye hariç bura­daki memleketlerin ekserisini ziyaret et­miştir. Karaşi'ye dönmeden evvel Türki­ye'yi de görmeği arzu etmektedir.

7 Kasım 1949

HİNDİSTAN — Yeni Delhi :

Mahatma Gandi'nin katilleri Godse ve Apte'nin akraba ve dostları Genel Valiye af talebinde bulunmuşlarsa da Genel Vali bunu reddetmiştir. Bununla bera­ber Gandi'nin mümtaz bazı arkadaşları da katillere karşı sevgi besledikleri için değil, fakat Mahatma'nm ölümünden önce bir çok defa katiline asla bedeni azap ve­rilmesine müsaade etmiyeceğini zira bu suretle kendi ruhunun muazzep olacağı­nı bildirdiğinden dolayı af talep etmişler-

Genel Vali «Milletin Babası» nm katil­lerini af edecek emsal tesis etmek isteme­diğini açıklamıştır.

Mahatma Gandi'nin bu konudaki arzula­rına rağmen katiller 15 Kasım 1949 da idam olunacaklardır.

15 Kasım 1949

HİNDİSTAN — Ambala :

Mahatma Gandhi'yi öldürdüğünden do­layı idama mahkûm edilen 25 yaşındaki Nathuram Vinayak Godse bu sabah saat 8 de Ambala hapishanesinde asılmıştır. Gcdse ölmeden evvel, işlediği cürümden dolayı hiç pişman olmadığını söylemiştir.

Arkadaşı Apte de bir kaç dakika sonra asılmıştır.

Her türlü milliyetçi nümayişi önlemek için hükümet olağanüstü tedbirler almış­tı. Muhafızlara rağmen iki kişi duvarın üzerine çıkmağa muvaffak olmuşlarsa da tam' içeri atlıyacaklan sırada polis tara­fından tevkif edilmiştir. Bunlar Godse ve Apte'yi son bir defa görmek istediklerini

fakat müsaade verilmediğini söylemişler­dir.

Mahkumların vücutları haapishane fırı­nında yakılacak ve külleri Godse ve Ap­te'nin ailelerine verilecektir.

***

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Undefined index: query

Filename: libraries/Functions.php(679) : eval()'d code

Line Number: 106